"İnancınıza göre büyükbabam sizin tanrınızdır Sayın Başkan!" dedi John F.Kennedy'e Suriye Büyükelçi'si Ömer Ebu Rişa..

5-12-2025, 00:01           
"İnancınıza göre büyükbabam sizin tanrınızdır Sayın Başkan!" dedi John F.Kennedy'e Suriye Büyükelçi'si Ömer Ebu Rişa..
Ebu Rişa bu sözü 1961 yılında A.B.D ye Suriye büyükelçisi olarak atandığında Kennedy'ye güven mektubunu sunarken söyledi.. Kennedy kendisinden Suriye halkı hakkında daha fazla bilgi vermesini istediğinde . Ebu Rişa, şiirsel hayal gücünü diplomatik nezaketle harmanlayan nüktedan bir tonla:
"Ekselansları, dini inancınıza göre Suriyeli atamız sizin Rabbinizdir efendim." dedi..
(Yani Hz İsa Mesih'i kasdediyor- Hz İsa nın doğduğu yer ve gençliğini geçirdiği Malula Suriye topraklarında idi)
Bu konuşmanın geçtiği sırada dönemin Amerikan başkanı olan Kennedy'de geniş kültürü ve Amerika kıtasını Avrupa, Afrika ve Orta Doğu'dan ayıran okyanus ötesi ülkelerin medeniyetlerini iyi biliyordu
Suriye Büyükelçi'si Ebu Rişa'nın, ilk görüşmede Amerikan başkanına eşit olarak hitap etmek için tarihi ustalıkla kullandığı bu zekice söz, iki adam arasında katı ve tekrarlayan resmi söylemin sınırlarını aşan kişisel bir dostluğun kapısını aralamaya yetti. Şiir, edebiyat ve evrensel insan düşüncesi için bir alan açtı ve Başkan Kennedy de bu alanı bir sığınak olarak gördü. Geniş bir İngilizce şiir repertuvarına'da sahip olan ve bunları başkanın huzurunda ustalıkla okuyan Ebu Rişa'nın okuduğu değerli şiirleri dinlemekten keyif alıyordu Kennedy. Her görüşmede Araplar, ilişkileri, dilleri, ünlü edebiyatçıları, şiirsel ifadeleri ve hitabet yetenekleri hakkında daha fazla şey öğrenmeye çalışıyordu. Özetle Kennedy, Ebu Rişa'ya hayrandı..
Hatta özel ve resmi olmayan görüşmelerinden birinde Kennedy, Ömer Ebu Rişa'nın etkileyici şiirine duyduğu derin hayranlığı dile getirdikten sonra , "Sen bir dahisin Ömer. Amerikalı olsaydın seni özel danışmanım olarak atardım," dedi. Kendine özgü zekâsı ve hızlı düşünme yeteneğiyle Ebu Rişa, "Sayın Başkan, eğer Amerikalı olsaydım, şu anda Beyaz Saray'da sizin koltuğunuzda ben oturuyor olurdum." diye cevap verdi.
Şöyle bir yorum yapmama müsaade eder misiniz.. Görevim gereği çok fazla sayıda diplomat tanıdım ve birçoğu ile birlikte çalıştım.
Bu meslek o kadar önemli ki bir Diplomat temsili ile ülkesini abad edebileceği gibi berbat da edebilir. O bakımdan yetişmiş donanımlı bizim de böyle diplomatlara çok ihtiyacımız var.. Şunu ilave etmek istiyorum; Bir diplomat donanım olarak sadece Uluslararası ilişkiler konusunda değil aynı zamanda edebiyat, tarih ve sosyoloji gibi alanında da yetişkin olması gerekiyor.. Tabii Yurt dışında ülkesini temsil edecek olan bir kişi de yüksek seviyede ülkesine bağlılık ve adanmış olmazsa olmaz şarttır..
İşte görüyorsunuz yıllarca Türkiye'yi yurt dışında temsil ettikten sonra politikaya giren bazı eski diplomatların konuşmalarını dinleyince; Eyvah ! yıllarca bunlar mı? bizi temsil etti diye kahrolamak mümkün değil.. isim vermemi istemeyin zaten size takip ediyorsunuz..
Ama yaşadığım iki olayı anlatmak isterim
Bir yerde bir diplomatımıza bir sunum esnasında Lübnanlı önemli bir şahsı söylerken
"Şeyh filanca" dediler.. O diplomatımız birden tepki gösterdi "Ne o Şeyh meyh" diyerek.. konuşmayı kesti. İçimden yazıklar olsun dedim. Şu hale bak! literatürü bilmiyor, "Şeyh" kelimesi Arapçada bir saygı ifadesidir..Üstün kişi,sayın, ekselans gibi anlamlara gelir.. Bizimkisi Türkiye'deki tarikat şeyhi zannediyor..
Diğeri de çalıştığım ülkede Sekeli (Seküli) Türklerinin yaşadığı bir şehirde YTB marifetiyle öğrenci getirmek için bir toplantıya gittim..
Ben Konuşma yaparken Macar asıllı tarih öğretmeni bir bayan bana "Siz Soydaş olmanıza rağmen burada bize çok büyük acılar yaşattınız biz hâlâ Mohaç harbi'ni unutmadık oraya bir de bir abide diktik" dedi.. Salonda bir anda soğuk rüzgarlar esmeye başladı.. Bende cevaben "Tarihte istenmeyen savaşlar olmuş olabilir.. Ama biz Birinci Cihan Harbinde sizi Ruslar'a karşı korumak ve Rusların bu bölgeyi işgal etmesini önlemek için ki, en zayıf zamanımızda 35 bin mevcutlu bir kolordu gönderdik.. O gönderdiğimiz yiğitlerin 17 bini bu topraklarda sizin için öldüler, deyince salonda bir alkış koptu.. Anlatamam..(Galiçya)
Zeyl: Ömer Ebu Rişa; Aynı zamanda "Suriye Milli marşının" yazarıdır..
Bizde Milli şairimizi Mısır'da yaşamaya mahkum ettik..
Seyfi Özkan
*** ****** *** ****** *** ******
Defalarca yazdım, söyledim bu asrın mucize ülkesi biziz, Türkiye'dir. Bizim kadar silşndirker altında çiğnenmiş, sonra her şeyi tepetaklak yapılmış, dili, tarihi, kültürü iğdiş edilmiş başka hangi ülke var? Yok.
Yüz yıllık tahribat silmeye ve güçlenmeye devam ettiğimiz bu dönemde Allah yardımcımız olsun.
Tevfik Yaşar Tekeli
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]