Kolsuz Faik: İki kolunu savaşta bıraktı, Bursa’ya ipeği miras bıraktı
Bu gün, 11:04

Faik Yılmazipek, 1891 yılında, ailesinin kökeni Antalya’nın Akseki ilçesine dayanan bir ailenin çocuğu olarak Yozgat’ın Boğazlıyan ilçesinde dünyaya geldi. Babası Naip Hüseyin Bey devlet görevi nedeniyle Boğazlıyan’da bulunuyordu.
1915’te henüz lise son sınıf öğrencisiyken Çanakkale’de Osmanlı ordusunun 19. Fırka 9. Bölüğü’ne katıldı. Daha sonra Galiçya Cephesi’ne gönderildi. Buradaki çatışmalarda iki kolunu da kaybetti. Viyana’daki bir hastanede gözlerini açtığında kollarının olmadığını fark etti. Savaşın genç bir adama bıraktığı en ağır hatıralardan biri buydu.
1920’de eşi Zehra Hanım ile Bursa’ya yerleşti. İnsanların onu “İki Kolsuz Faik” diye tanıdığı yıllar böyle başladı. Fakat Faik Bey, savaşın kendisinden aldığı iki kolu hayatının bahanesine dönüştürmedi. Aldığı maluliyet tazminatıyla ticarete atıldı. Önce sabun sattı; ardından züccaciye, tuhafiye, kırtasiye ve hırdavat ticareti yaptı. 1927’de Bursa Uzunçarşı’da kendi dükkânını açabilecek duruma geldi.
Sonra yönünü Bursa’nın asırlık zenginliğine, ipeğe çevirdi.
1930’da hükümetin satışa çıkardığı ipek fabrikalarından birini, Atatürk dönemindeki sanayileşme hamlesinin de etkisiyle satın alarak ipekçilik sektörüne girdi. İşletmesine “Yılmaz” adını verdi. Daha sonra ürettiği kumaşlarda kullanılan “Yılmaz İpek” adları, 1934 Soyadı Kanunu sonrasında onun soyadına dönüştü: Yılmazipek.
Faik Bey yalnızca ipek tüccarı olarak kalmadı. Üretimini büyüttü; ipek ipliği, büküm ve dokuma alanlarında fabrikalar kurdu. Türkiye’de ilk ipek kadın çorabı ipliğinin üreticileri arasında yer aldı. 1940’ta Romangal ailesinin işlettiği büyük ipek fabrikasını da satın aldı.
İşçilerini de yalnızca fabrikadaki çalışanlar olarak görmediği aktarılır. 54 odalı bir işçi evi yaptırarak çalışanlarına barınma imkânı sağladı. Bursa’nın yanı sıra Köyceğiz ve Antalya’da okullar yaptırdı.
Siyasete de girdi. Önce Bursa Belediye Meclisi’nde görev aldı, ardından 1946 seçimlerinde Bursa milletvekili oldu. Kaynaklarda toplam 8. dönem Bursa milletvekili olarak geçer.
Faik Yılmazipek’in hayatındaki belki de en çarpıcı ayrıntılardan biri, iki kolunu kaybetmesine rağmen üretimden kopmamasıdır. Anlatılanlara göre ağzına kalem koyarak daktilo yazar, muhasebe hesaplarını kendisi tutardı.
1968’de geçirdiği beyin kanaması sonucu hayatını kaybetti. Ardında yalnızca bir aile şirketi değil, Bursa’nın ipekçilik tarihinde önemli bir iz bıraktı.
Bence Kolsuz Faik’in hikâyesini anlatırken en güzel cümle şu olabilir:
Savaş onun iki kolunu aldı; o, buna karşılık bir ömür boyu üretti. Kollarının yerine iradesini koydu ve Bursa’ya yalnızca kumaş değil, bir sanayi mirası bıraktı.
Kaynaklar: Murat Kuter, İki Kolsuz Faik’in torunu ve homeopati; Banu Demirağ, Bursa’da Yaşam; Raif Kaplanoğlu, Bursa’nın Alamet-i Farikaları; Yılmazipek kurumsal tarihçesi.
Şahika Elçibeyoğlu

