BİRİNCİ ATA YURT ÖN ASYA VE TURUK BEĞLİĞİ

Bu gün, 12:04           
BİRİNCİ ATA YURT ÖN ASYA VE TURUK BEĞLİĞİ
(Mari Mektupları, Sümer-Türkçe Dil Bağlantıları, Kurgan Kültürleri, Göç Rotaları, Dokuz Bitik'teki Ön Asya Boyları )
M.Ö. 2. binyılda (yaklaşık M.Ö. 1900-1800'ler) Kerkük ile Urmiye Gölü arasındaki geniş coğrafyada tarih sahnesine çıkan Turuk (Turukku) Beğliği, "Türk" adının tarihteki en eski devletleşme ve etnik kimlik yansımalarından biridir.
Ünlü dilbilimci ve Türkolog Prof. Dr. Firudin Celilov (Ağasıoğlu), başyapıtı olan 9 ciltlik "Doqquz Bitik" ve bu çalışmanın temelini oluşturan "Urmu Teorisi" ile ezber bozan bir yaklaşım ortaya koymuştur. Celilov'a göre Türklerin ilk ortaya çıktığı ve devletleştiği asıl coğrafya (Birinci Ata Yurt) Orta Asya değil; Ön Asya, Doğu Anadolu, Kafkasya ve Urmiye Gölü havzasıdır. Çivi yazılı Sümer, Akkad ve Asur kaynaklarında geçen "Turukku" kavramı, diplomatik yazışmalar, kurgan mimarisi ve bölgedeki diğer akraba boylar bu teorinin en güçlü tarihsel vesikalarıdır.
1. Tarihsel Arka Plan: Gutların Mirası ve Ön Asya'daki Diğer Proto-Türk Boyları (Subarlar, Lulubiler)
M.Ö. 22. yüzyılda Mezopotamya ve Zagros Dağları civarında hüküm süren ve Akkad İmparatorluğu'na son veren Gutlar (Guti), Firudin Celilov’a göre Proto-Türk boylar birliğidir. Gut Devleti'nin dağılmasıyla bölgedeki Türk unsurları yok olmamış, aksine yeni siyasi yapılar altında örgütlenmiştir. Celilov, "Doqquz Bitik / III. Bitik: Azərbaycanda Qurulan Qədim Dövlətlər" adlı eserinde Turuklar ile aynı coğrafyayı ve etnik kökeni paylaşan diğer akraba boyları şöyle detaylandırır:
Subarlar (Suvarlar / Sabirler): Mezopotamya'nın kuzeyinde ve Doğu Anadolu'da yaşayan bu kavim, adını Türkçedeki "Su" (su kenarında yaşayanlar / su insanları) kökünden alır. Celilov, Subarların sonraki yüzyıllarda Kafkasya üzerinden Karadeniz'in kuzeyine göç ederek Hazar Kağanlığı'nın da ana unsurlarından biri haline gelen Sabir Türkleri olduğunu belgelerle savunur.
Lulubiler (Lullu): Urmiye Gölü'nün güneyinde, Gutlar ve Turuklarla komşu olarak yaşayan bu topluluk, dağlık bölgenin savaşçı kavimlerindendir. Celilov, Lulubi dil kalıntılarındaki eklemeli (agglütinatif) dil yapısını inceleyerek onları Ön Asya Türk mimarisinin ayrılmaz bir parçası olarak kabul eder.
Turukku (Turuk) Beğliği: M.Ö. 19. yüzyılda Asur çivi yazılı tabletlerinde adından sıkça söz ettiren bu beylik, Gut, Subar ve Lulubi unsurlarının yarattığı askeri-siyasi birikimin en somut ve net tepe noktasıdır.
2. Tabletlerdeki Orijinal Metinler: Kral Şamşi-Adad ve Turuk Beyleri (Mari Mektupları)
Prof. Dr. Firudin Celilov’un tezlerinde en çok ağırlık verdiği tarihsel belgeler, Suriye sınırlarındaki Tell Hariri (Mari Antik Kenti) kazılarında bulunan ve bugün Louvre Müzesi'nde sergilenen Mari Tabletleri'dir. Fransız arkeolog Georges Dossin tarafından 1950'lerden itibaren yayımlanan bu Akkadca çivi yazılı diplomatik mektuplarda "Turukku" adı tam 22 defa geçmektedir.
Orijinal tablet çevirilerinden öne çıkan tarihi detaylar ve diyaloglar şunlardır:
16 Numaralı Mari Tableti (Askeri Tedhiş): Asur kralları, Turuk askeri dehasını ve yıpratma savaşlarını şu sözlerle rapor etmiştir: “…Uyuyanları uyandıran ve uyandırdıklarına hiç tayın (yiyecek) vermeyen Turukkular gibi yapacağız.” Bu ifade, Turukların ani gece baskınları düzenleyen, lojistik olarak kendi kendilerine yetebilen çok güçlü bir askeri teşkilatlanmaya sahip olduğunu gösterir.
21 Numaralı Mari Tableti (Nüfus ve Göç Tehdidi): “…Bu akından beri Turukkular'ın sayısı fazla görünmüyor. Fakat artabilir. Onlar gelmeye devam edecekler.” Asur valilerinin krallarına yazdığı bu rapor, Turukların arkasında büyük bir nüfus potansiyeli (boylar birliği) olduğunu itiraf etmektedir.
Kwari ve Zaziya'nın Diplomatik Masası: Mari ve Şemşara (Šemšāra) arşivlerindeki mektuplarda Turuk liderleri Kuwari ve Zaziya (Sasiya) ismi doğrudan geçer. Dönemin en büyük gücü olan Asur Kralı I. Şamşi-Adad, Turuk askeri baskısını hafifletmek ve sınır güvenliğini sağlamak adına oğlu İşme-Dagan’ı, Turuk beyi Zaziya’nın kızıyla evlendirmek zorunda kalmıştır. Belgelerdeki çeyiz ve barış şartları, Turukların Mezopotamya krallıklarını dize getiren meşru bir siyasi güç olduğunu kanıtlar.
3. Dilbilimsel Kanıtlar ve Sümer-Türkçe İlişkisi (Urmu Teorisi)
Firudin Celilov, Akkad ve Asur çivi yazısının fonetik yapısını inceleyerek çok önemli bir dilbilimsel gerçeğe dikkat çekmiştir:
Çivi Yazısında "Türk" Kelimesi: Çivi yazısında "Türk" kelimesindeki gibi iki sessiz harfin (r-k) yan yana gelmesi kurallara aykırıdır. Bu yüzden Mezopotamyalı kâtipler, kendi dillerine uydurarak bu kelimeyi Tu-ru-uk-ku veya Turuk şeklinde tablete aktarmışlardır.
Sümer ve Urmu Ortaklığı: Celilov'un Urmu Teorisi, Sümerlerin (Kengerlerin) de bu havzadan (Doğu Anadolu-Urmiye) Mezopotamya'ya inen ve Türkçe ile doğrudan akraba olan (veya Türkçenin arkaik bir kolunu konuşan) bir topluluk olduğunu anlatır
Bugün Anadolu, Güney Azerbaycan ve Nahçıvan diyalektlerinde yaşayan, Sümer tabletlerinde de aynen geçen arkaik sözcük örnekleri Celilov'un dilsel mimari tezini destekler:
Sümercede "Dingir" (Tanrı) → Eski Türkçe/Turukku dilinde "Tengri" (Tanrı)
Sümercede "Gud" (Sığır/Öküz) → Öz Türkçe "Ud / Kut"
Sümercede "Kap-kacak" (Kap kacak) → Günümüz Türkçesi "Kap kacak"
Sümercede "Neme" (Ne, nesne, şey) → Anadolu/Nahçıvan ağzında "Nemene" (Ne, ne nesne)
4. Arkeolojik Devamlılık: Kür-Aras'tan Pazırık ve Esik Kurganlarına
Turuk Beğliği'nin yaşadığı coğrafya, arkeolojide Kür-Aras Kurgan Kültürü
(M.Ö. 4000 - M.Ö. 2000) olarak bilinen havzayla birebir örtüşmektedir. Firudin Celilov, bu bölgedeki kurgan mimarisi ile yüzyıllar sonra Orta Asya ve Altaylar'da ortaya çıkan kurganlar arasındaki yapısal ve kültürel bağları mimari örneklerle kanıtlar:
Taş ve Ahşap Konstrüksiyon:
Kür-Aras havzasındaki erken dönem kurgan mezar odalarında kullanılan yığma taş işçiliği ve ahşap tavan destek sistemleri, Altaylar'daki Pazırık Kurganları ve Kazakistan’daki Esik Kurganı (Altın Elbiseli Adam'ın bulunduğu mezar) ile birebir aynı mimari genetiğe sahiptir.
Ölü Gömme Gelenekleri:
Mezarlara ölen kişinin atı, silahları ve madeni eşyalarıyla gömülmesi ritüeli, Ön Asya'daki Kür-Aras/Turuk havzasından bozkır kültürüne taşınan en somut dini-kültürel mirastır.
Gelişmiş Metalürji: Turuklar, yaşadıkları dağlık bölgenin avantajıyla tunç ve demir işlemeciliğinde, madencilikte çağdaşlarının çok ilerisindeydi. Bu madencilik ekolü, Orta Asya bozkırlarında daha sonra "Hayvan Üslubu" sanatı olarak zirveye ulaşmıştır.
5. Coğrafi Göç Rotaları: Ön Asya'dan Orta Asya'ya (Urmu'dan Doğuya)
Firudin Celilov’un teorisinin en can alıcı noktası göç yönüdür. Klasik tarih tezinin aksine Celilov, Türklerin M.Ö. 2. binyılın sonlarında Ön Asya'dan (Urmiye ve Kafkasya'dan) doğuya, yani Orta Asya'ya göç ettiklerini savunur. İklimsel değişiklikler, Asur ve çevre imparatorlukların siyasi baskıları nedeniyle Turuk ve akraba boylar iki ana rota üzerinden doğuya taşınmıştır:
Kuzey Rota (Kafkasya Hattı):
Urmiye ve Doğu Anadolu'dan çıkan boylar, Kafkas Dağları'nı aşarak Hazar Denizi'nin kuzeyinden, bugünkü Kazakistan ve Güney Sibirya düzlüklerine (Altaylar) yayılmışlardır.
Güney Rota (Hazar-Horasan Hattı): Hazar Denizi'nin güneyinden kıvrılarak Horasan bölgesi üzerinden Türkistan (Orta Asya) içlerine ilerleyen bu göç dalgası, bölgedeki yerel nehir kültürleriyle birleşerek sonraki bozkır imparatorluklarının insan gücünü oluşturmuştur.
Bu iki büyük göç dalgası, yüzyıllar sonra Orta Asya'da Sakalar (İskitler), Hunlar ve Göktürkler olarak yeniden tarih sahnesine çıkacak olan muazzam bir bozkır medeniyetinin (İkinci Ata Yurt) tohumlarını atmıştır.
Kaynaklar :
Ağasıoğlu (Celilov), Firudin. Doqquz Bitik (Azərbaycan Türklərinin İslamaqədər Tarixi), 9 Cilt, Bakı, 2014-2019.
I. Bitik: Tarixi Qaynaqlar (Çivi yazılı kaynaklar ve metin analizleri).
II. Bitik: Tarixi Coğrafiya (Urmu Teorisi coğrafi sınırları).
III. Bitik: Azərbaycanda Qurulan Qədim Dövlətlər (Gut, Lulubi, Subar ve Turuk Beğliği tarihi).
VII. Bitik: Azər (Türk) Dilinin Tarixi (Sümer-Türkçe fonetik ve morfolojik karşılaştırmalar).
Dossin, Georges. Archives Royales de Mari (ARM), Imprimerie Nationale, Paris, 1950 (Louvre Müzesi'ndeki 16, 21, 22 ve 23 numaralı çivi yazılı Mari mektuplarının orijinal transkripsiyon ve Fransızca çevirileri).
Kılıç, Yusuf. "Turukkular (Çivi Yazılı Kaynaklar Işığında)", Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi, Cilt: IV, Sayı: XI, 2017 (Mari ve Şemşara arşivlerindeki Turuk liderleri Kuwari ve Zaziya ile Asur Krallığı ilişkileri üzerine kapsamlı inceleme).
Bayram, S. "Asurî Çivi Yazılı Belgelerde Geçen Turukku Kavmi ve Türklerle Olan İlişkisi", Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi, Ankara, 1989.
Yampolski, Z. I. & Aliyarov, S. Azərbaycan Tarixi üzrə Qaynaqlar, Bakı, 1996 (Asur metinlerindeki Turukki/Turukku kavminin etnik kimlik tahlili).
Firudin Celilov
Yeliz Kılıçaslan












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]