TUNCELİ BALBALLARI VE TÜRKMEN MEZAR KÜLTÜRÜ

Bu gün, 16:04           
TUNCELİ BALBALLARI VE TÜRKMEN MEZAR KÜLTÜRÜ
Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarından Anadolu’nun sarp dağlarına kadar uzanan Türk defin gelenekleri, köklü bir inanç ve estetik anlayışının ürünüdür. Bu geleneğin en somut ve sanatsal tezahürleri olan balballar ile koç, koyun ve at şeklindeki mezar taşları, geçmiş ile günümüz arasında birer kültür köprüsü vazifesi görür. Fotoğrafta karlar altında görülen anıt taşta da net bir şekilde gözlemlendiği üzere, alt gövdesinde geometrik bezemeler barındıran bir hayvan tasviri ve üzerinde yükselen bir insan (balbal) figürü yer almaktadır. İslamiyet öncesi Türk inancındaki "kurgan" ve "balbal" mimarisi, Anadolu coğrafyasında özellikle Akkoyunlu ve Karakoyunlu devletleri döneminde İslam sanatı potasında eritilerek özgün ve abidevi birer mezar taşı formuna dönüşmüştür.
Tunceli ve çevresinde yoğun olarak karşımıza çıkan bu kültürel miras; mimari yapısı, barındırdığı gizemli semboller ve coğrafi yayılımı açısından derin bir anlam dünyasına sahiptir:
Bu anıt mezarlar, genellikle bölgede kolayca işlenebilen, 200 ila 300 kilogram ağırlığındaki tek parça tortul ve kalker kayaçlardan oyulmuştur. Tıpkı eski Türk kurganlarında olduğu gibi, sıradan alanlara değil; coğrafyaya hakim yüksek tepelere, dağ yamaçlarına veya köy düzlüklerine konumlandırılmışlardır.
Taşların üzerindeki kabartmalar, orada yatan kişinin kimliğine dair birer kitabe görevi görür.
Ölen kişinin savaşçı, alp veya aşiret lideri olduğunu belirtmek için taşın üzerine kılıç, kalkan, ok, yay, hançer, tüfek ve eyerli at motifleri işlenirdi.
Hayatını kaybeden kadınların mezar taşlarına dokuma tezgahı, iğne, şiş, kirkit (herek) veya el figürleri kazınarak kadının aile ve toplumdaki üretim gücü onurlandırılırdı.
Cömert kişiler için ibrik ve tepsi, adil yöneticiler için terazi figürleri tercih edilirdi. Ayrıca eski Türk kozmolojisindeki güneş kursu (Kün-Ay) motifi ile İslami-Alevi kültürünün sembolü olan Zülfikar kılıcı bu taşlarda sıklıkla harmanlanmıştır.
Tunceli, bu kültürün orijinal yerinde en iyi korunduğu açık hava müzesi niteliğindedir. Başta Hozat (Uzundal Köyü), Mazgirt (Yeldeğen, Gelincik köyleri), Pertek (Kayabağ, Çalıözü köyleri), Pülümür (Sağlamtaş) ve Ovacık (Kozluca) olmak üzere kentin pek çok dağ köyü bu mezarlıklara ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca koruma altına alınan birçok nadide örnek bugün Tunceli Müzesi bünyesinde sergilenmektedir.
Tunceli’deki koç, at ve insan biçimli mezar taşları; taş işçiliğinin estetik birer örneği olmanın ötesinde, Türk dünyasının binlerce yıllık inanç, sosyo-kültürel yapı ve aidiyet bağlarını günümüze taşıyan canlı vesikalardır. Karlar altında zamana direnen bu balbal kültürü, göçebe bozkır hayatından yerleşik Anadolu medeniyetine geçişin ve inanç sistemlerinin birbirini dışlamadan nasıl harmanlanabileceğinin en güzel kanıtıdır. Bu eşsiz açık hava kültürel mirasının korunması ve gelecek nesillere aktarılması, Anadolu’nun tarihsel kimliğinin muhafazası açısından hayati bir önem taşımaktadır.
Kaynak
Dr. Ali Rıza Özdemir - Karakoyunlu ve Akkoyunlu Dönemi Mezar Taşları ve Doğu Anadolu'daki Türkmen İzleri
Akkoyunlu Türk Budunu












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]