DİYARBAKIR’IN BAŞKENTLİK YAPTIĞI DÖRT (4) KUTLU TÜRK DEVLETİ VE TARİHSEL AYRINTILARI
Bu gün, 12:54

Diyarbakır, 11. ve 16. yüzyıllar arasında sadece bir yerleşim yeri değil; Türkmen beylerinin, hakanlarının ve ulu komutanlarının ordugahı, Türk devlet aklının ve siyasi gücünün yönetildiği stratejik bir başkent (merkez üs) konumundaydı. Şehre Türk mührünü vuran ve Diyarbakır’ı başkent olarak kullanan dört Türk devletinin akademik ve tarihi kaynaklar ışığındaki ayrıntılı dökümü şu şekildedir:
1. İNALOĞULLARI BEYLİĞİ (1098 – 1183)
Diyarbakır’ı İlk Kez Resmi Başkent Yapan Türkmen Hanedanı
Kuruluş ve Soy Kütüğü: Büyük Selçuklu Devleti'nin komutanlarından Sadr (Emir İnal) tarafından kurulan ve Yıva boyuna mensup olduğu değerlendirilen saf bir Türkmen beyliğidir.
Başkentlik Süreci: Selçukluların bölge valisi olan İnal Bey, Selçuklu merkezi otoritesinin zayıflamasıyla Diyarbakır (Amid) şehrini beyliğin resmi başkenti ilan etmiştir. Şehir, beyliğin yıkılışına kadar yaklaşık 85 yıl boyunca bu hanedanın idari, askeri ve siyasi merkezi olarak kalmıştır.
Tarihsel Önemi: Diyarbakır surlarının üzerinde yer alan kitabelerde İnaloğulları beylerinin adları ve imar faaliyetleri açıkça kazılıdır. Şehirdeki Türkmen nüfusunun ilk yoğun kökleşme dönemi bu beyliğin başkentliği döneminde yaşanmıştır.
Akademik Kaynak: Prof. Dr. Coşkun Alptekin, "Diyarbakır İnallı (İnaloğulları) Beyliği", Türkler Ansiklopedisi, Cilt 6. / İbnü'l-Esîr, El-Kâmil fi't-Tarih.
2. NISANOĞULLARI BEYLİĞİ (1142 – 1183)
Diyarbakır İç Kalede Hüküm Süren Türkmen İdaresi
Kuruluş ve Siyasi Yapı: İnaloğulları Beyliği'nin zayıflama döneminde, Diyarbakır İç Kalesi'nde (Amid kalesi) yönetimi ele geçiren ve aslen Türkmen olan vezir ailesi Nisanoğulları (Nisanoğulları Emirliği) tarafından kurulmuştur. İlk emiri Kemaleddin Ali bin Nisan'dır.
Başkentlik Süreci: Nisanoğulları, İnaloğulları ile aynı dönemde Diyarbakır merkezli (kent devleti niteliğinde) bir yönetim sergilemiştir. Şehrin iç kalesini ve yönetim merkezini tamamen ellerinde tutarak Diyarbakır’ı doğrudan kendi beyliklerinin başkenti yapmışlardır.
Tarihsel Önemi: Nisanoğulları dönemi, Diyarbakır'ın mimari açıdan Türk-İslam kimliği kazandığı dönemlerdendir. Ünlü Nisanoğlu kütüphanesi ve Diyarbakır Ulu Camii üzerindeki kitabeler, bu Türkmen idaresinin şehre bıraktığı sarsılmaz belgelerdir.
Akademik Kaynak: TDV İslâm Ansiklopedisi, "Nisanoğulları" Maddesi (Müellif: Ali Sevim). / Ebû Şâme el-Makdisî, Kitâbü'r-Ravdateyn.
3. ARTUKOĞULLARI (DİYARBAKIR KOLU) (1183 – 1222)
Diyarbakır’ı Bilim, Kültür ve Sanatta Cihan Merkezine Dönüştüren Dönem
Kuruluş ve Soy Kütüğü: Oğuzların Döger boyuna mensup olan ulu komutan Artuk Bey’in soyundan gelen kollardan biridir. Hasankeyf Artukluları emiri Nureddin Muhammed, 1183 yılında Selahaddin Eyyubi'nin de desteğiyle Diyarbakır’ı (Amid) ele geçirmiştir.
Başkentlik Süreci: Şehrin alınmasıyla birlikte Artuklu hanedanının bu kolu, yönetim merkezini Hasankeyf'ten çıkararak resmi başkentini Diyarbakır yapmıştır. Beylik yıkılana kadar Diyarbakır, Artuklu medeniyetinin kalbi olmuştur.
Tarihsel Önemi: Bu dönemde başkent Diyarbakır, dünya bilim tarihine yön vermiştir. Sibernetik ve robotiğin babası kabul edilen El-Cezeri, Artuklu hükümdarlarının sarayında başmühendis olarak çalışmış ve ünlü robotik eserlerini başkent Diyarbakır'da üretmiştir. Şehirdeki Artuklu Sarayı (İç Kale), surlardaki çift başlı kartal kabartmaları (Türk hakimiyet sembolü) ve ulu köprüler bu dönemin ihtişamını gösterir.
Akademik Kaynak: Prof. Dr. İbrahim Kapaklıkaya, "Artuklular Döneminde Diyarbakır", TDK Yayınları. / El-Cezeri, Kitâb fî ma'rifeti'l-hiyeli'l-hendesiyye.
4. AKKOYUNLU DEVLETİ (1402 – 1468)
Diyarbakır'ı Bir Bölge Başkentinden İmparatorluk Merkezine Taşıyan Büyük Güç
Kuruluş ve Soy Kütüğü: Oğuzların Bayındır boyuna mensup olan, bayraklarında ve paralarında Bayındır boyunun kutlu tamgasını taşıyan, Doğu Anadolu ve İran coğrafyasına hükmetmiş devasa bir Türkmen imparatorluğudur.
Başkentlik Süreci: Kara Yülük Osman Bey döneminde devletleşen Akkoyunlular, Diyarbakır’ı devletin resmi başkenti (Payitaht) yapmışlardır. Devletin en parlak hükümdarı olan Uzun Hasan, 1468 yılında başkenti Tebriz’e taşıyana kadar Diyarbakır, Osmanlı İmparatorluğu ile boy ölçüşen bu dev Türkmen devletinin siyasi, askeri ve kültürel başkenti olarak kalmıştır.
Tarihsel Önemi: Akkoyunlu başkentliği döneminde Diyarbakır, uluslararası elçilerin (Venedik, Fransa vb.) ağırlandığı küresel bir diplomatik merkez olmuştur. Şehirdeki Şeyh Mutahhar (Dört Ayaklı Minare) Camii, Safavi ve Akkoyunlu mimarisinin en seçkin örnekleri bu dönemde başkente kazandırılmıştır. Uzun Hasan'ın annesi Sara Hatun, devletin diplomatik işlerini bu başkentten yönetmiştir.
Akademik Kaynak: Prof. Dr. Faruk Sümer, "Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatı, Destanları", Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı. / Prof. Dr. M. C. Şehabeddin Tekindağ, "Akkoyunlular", İA. / Ebubekir Tihrânî, Kitab-ı Diyarbekriyye (Akkoyunlu Tarihi)
Akkoyunlu Türk Budunu

