KÜRTLEŞEN TÜRKMEN ALEVİLERİ VE ŞADİ AŞİRETİ: HORASAN’DAN ANADOLU’YA KİMLİK DÖNÜŞÜMÜ
Bu gün, 11:54

Anadolu, yüzyıllar boyunca farklı kültürlerin, dillerin ve etnik toplulukların bir arada yaşadığı, birbirini etkilediği köklü bir coğrafyadır. Bu etkileşimin en bariz ve özgün örneklerinden biri, aslen Horasan kökenli Türkmen boylarına dayanmasına rağmen zamanla Kürt kimliği kazanmış olan Alevi aşiretleridir. Sivas, Tunceli ve Erzurum hattında yoğunlaşan bu topluluklar arasında Şadi (Şadilli) Aşireti, kimlik dönüşümü ve kültürel senkretizm (bağdaştırma) süreçlerini anlamak açısından anahtar bir konumda yer almaktadır. Tarihsel süreçte yaşanan göçler, coğrafi izolasyon ve inanç birliği, bu aşiretlerin dilsel ve etnik kimliklerinin evrilmesinde belirleyici rol oynamıştır.
Tarihsel kaynaklar ve şecereler incelendiğinde, Doğu ve İç Anadolu’daki birçok Alevi-Kürt aşiretinin köklerinin 13. ve 14. yüzyıllarda Horasan’dan Anadolu’ya göç eden Türkmen/Oğuz boylarına (özellikle Begdili, Çepni ve Eymür kollarına) dayandığı görülmektedir. Şadi Aşireti ook bu hareketliliğin önemli bir parçasıdır. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerindeki siyasi baskılar, özellikle de Safevi-Osmanlı çatışmaları sonrasında, pek çok Türkmen Alevi grubu dağlık ve korunaklı olan Tunceli, Sivas ve Erzurum bölgelerine çekilmiştir.
Bu dağlık coğrafyada, Türkmen toplulukları halihazırda orada yaşamakta olan Kurmanç ve Zaza dilli Alevi nüfusla derin bir inanç (Kızılbaş/Alevi) ortaklığı kurmuştur. Zamanla gerçekleşen bu dönüşümün temel nedenleri şunlardır:
Coğrafi İzolasyon ve Komşuluk İlişkileri: Sünni-Osmanlı merkezine karşı kendilerini korumak isteyen Türkmen Aleviler, dilsel olarak baskın olan Kürtçe (Kurmancca) veya Zazaca konuşan yerel Alevi topluluklarla evlilikler yoluyla karışmıştır.
İnanç Birliğinin Dilin Önüne Geçmesi: Alevilikte dinsel bağ (ikrar, cem, dedelik kurumu) etnik bağdan daha üstün tutulmuştur. Bu durum, Türkmen boylarının zamanla Türkçeyi unutup bölgenin hakim dilleri olan Kurmancca ve Zazacayı benimsemelerini kolaylaştırmıştır.
Sosyo-Politik Ortam: Osmanlı tahrir defterlerinde "Ekrad-ı Türkman" (Kürtleşmiş Türkmenler veya Türkmen Kürtleri) olarak adlandırılan bu gruplar, aşiret yapılarını koruyabilmek adına sosyolojik olarak Kürtleşme sürecini tamamlamışlardır. Günümüzde Sivas’ın Zara, Divriği, İmranlı ilçelerinde; Erzurum’un Hınıs ve Tekman bölgelerinde ve Tunceli genelinde Şadi aşiretine mensup bireyler kendilerini Kürt veya Zaza Alevisi olarak tanımlamakta, ancak sözlü geleneklerinde "Horasan kökenli" olduklarını vurgulamaya devam etmektedirler.
Sivas, Tunceli ve Erzurum hattındaki Şadi Aşireti örneği, etnik kimliğin statik (değişmez) olmadığını, aksine coğrafi, dini ve siyasi şartlara göre şekillenen dinamik bir yapıya sahip olduğunu kanıtlamaktadır. Aslen Horasanlı birer Türkmen boyu olan bu topluluklar, yüzyıllar süren kültürel adaptasyon sonucunda bugün Kürt kimliğinin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. Bu durum, Anadolu Aleviliğinin etnik sınırları aşan bütünleştirici gücünü ve coğrafyanın sunduğu kültürel zenginliği gözler önüne seren en somut tarihsel gerçekliklerden biridir.
Kaynaklar
Yusuf Halaçoğlu, Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650), Türk Tarih Kurumu Yayınları. (Osmanlı tahrir defterlerindeki "Ekrad-ı Türkman" kayıtları için temel kaynak).
İrene Melikoff, Uyur İdik Uyardılar: Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları, Demos Yayınları. (Horasan kökeni ve kimlik dönüşümleri analizi).
Mehmet Eröz, Doğu Anadolu'da Kimi Aşiretler ve Kürtleşme Süreci, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı. (Şadi ve benzeri aşiretlerin dil ve kimlik değişimleri üzerine çalışma).
Ali Rıza Özdemir, Kayıp Türkler: Etnik Coğrafya Bakımından Kürtleşen Türkmen Aşiretleri, Kripto Kitaplar. (Sivas, Erzurum ve Tunceli hattındaki aşiret yapıları analizi).
Osmanlı Arşiv Belgeleri (Başbakanlık Osmanlı Arşiva): Mühimme Defterleri ve Tahrir Kayıtları (Bölgedeki aşiretlerin iskan ve vergi kayıtları).
Akkoyunlu Türk Budunu

