KOÇGİRİ TÜRKMENLERİ VE KİMLİK MÜCADELESİ

Bu gün, 16:54           
KOÇGİRİ TÜRKMENLERİ VE  KİMLİK MÜCADELESİ
Anadolu coğrafyası, yüzyıllar boyunca kitlesel göç hareketlerinin, idari düzenlemelerin ve sosyo-kültürel etkileşimlerin yaşandığı dinamik bir sahnedir. Bu sahne üzerinde kendi öz kimliğini, inanç ve dil kalıplarını bozmadan günümüze taşıyan topluluklar, tarihsel devamlılığın en somut örneklerini oluşturur. Sivas ili, İmranlı, Zara ve Divriği hattını kapsayan tarihsel Koçgiri bölgesi ve bu bölgeye bağlı Karaören (Karacaören) köyü, bu dirençli kültürel dokunun merkezlerinden biridir. Bölge üzerine yürütülen güncel akademik tartışmalar ve yerel hafıza kayıtları, topluluğun etnik kökenine dair üretilen marjinal tezlerin aksine, Alevi-Bektaşi kültür dairesi içerisinde yoğrulmuş köklü bir Türkmen yerleşim modelini ve asırlık sözlü kültür geleneğini gözler önüne sermektedir.
Tarihsel coğrafya ve toponimi (yer adları bilimi) verileri incelendiğinde, Sivas ve çevresindeki yerleşim birimlerinin asıl kimliği açıkça görülmektedir. Eski haritalarda ve Osmanlı arşiv kayıtlarında "Türkmenhöyük" olarak zikredilen coğrafi lokasyonlar, bölgedeki Oğuz bakiyesinin en birincil kanıtıdır.
Osmanlı Mufassal Tahrir Defterleri incelendiğinde (özellikle 16. yüzyıla ait Sivas Sancağı tahrir kayıtları), bölgedeki köylerin nüfus yapıları, tarımsal üretimleri ve devlete ödedikleri Hane, Bennak, Mücerred ile Ağnam (küçükbaş hayvan) gibi vergi kayıtları net biçimde görünmektedir. Bu kayıtlar, bölgenin tarih boyunca yoğun bir konargöçer ve yerleşik Türkmen nüfus barındırdığını ispatlamaktadır.
Tarihsel süreçte, 16. yüzyıldaki Safevi-Osmanlı siyasi ve askeri dengeleri (Kızılbaş-Osmanlı çatışmaları), Anadolu'daki Türkmen boylarının iskan ve göç hareketlerinde belirleyici olmuştur. Bu dönemde Horasan hattından gelerek bölgeye yerleşen ya da iki büyük güç arasında tampon bölgelere çekilen Şamlı, Musullu, Bayat ve Begdili gibi büyük Türkmen boy ve obaları, Koçgiri coğrafyasının demografik ve inançsal omurgasını oluşturmuştur.
Ancak Osmanlı Devleti'nin, özellikle Doğu sınırlarında merkezi otoriteyi tesis etmek amacıyla bölgedeki Şafii Kürt aşiret reislerine ve ağalarına geniş idari muafiyetler (iltimaslar) tanıdığı bilinmektedir. Bu stratejik iskan ve idare politikaları, bölgedeki devşirme memurların tasarruflarıyla birleşince, Türkmen yerleşim adlarının "Kürt Dağı" gibi yapay etnik kodlarla haritalara kaydedilmesine yol açmıştır. Bu bürokratik dönüşüm, birçok Türkmen topluluğunun zamanla baskın demografik unsurlar içinde dilsel ve kültürel erozyona uğramasına (asimilasyon sürecine) zemin hazırlamıştır.
Buna rağmen, Karaören ve çevre köylerindeki Türkmen varlığı, kültürel ve dilsel kalelerini terk etmemiştir. Bugün bölge halkının kullandığı dilin %60 oranında öz Türkçe kelime kadrosundan oluşması ve yaşlı kuşakların hafızasında Pir Sultan Abdal, Nesimi, Fuzuli, Şah Hatayi, Kul Himmet gibi Türk tasavvuf edebiyatının zirve isimlerine ait deyişlerin adı gibi saklanması, bu tarihsel asimilasyon politikalarına karşı sözlü kültürün kazandığı bir zaferdir.
Yakın tarihte ise, bölgenin bu karmaşık ve manipülasyona açık yapısı şer odaklarının dikkatini çekmiştir. Özellikle "Çözüm Süreci" olarak adlandırılan dönemde, terör örgütü PKK, Koçgiri bölgesini ideolojik bir propaganda alanı haline getirmeye çalışmıştır. Bölge muhtarları ve kanaat önderleri düzeyinde yürütülen tehdit, baskı ve yıldırma politikalarına rağmen, Koçgiri topluluğu bölücü emellere alet olmayı reddetmiştir. Kimi art niyetli tarihçilerin uydurma iddialarla topluluğu "Ermeni" veya "Kürt" kökenli gösterme gayretleri, sahada karşılık bulamamış; Koçgiri Türkmenleri milli ve kültürel duruşlarını bozmayarak bu operasyonel tezleri boşa çıkarmıştır
Kalelerin yıkıldığı, derbentlerin çöktüğü ve resmi haritalardaki yer isimlerinin siyasi hesaplarla değiştirildiği fırtınalı tarihi süreçlerde dahi, insanın kültürünü dilden dile aktarma gücü engellenememiştir. Türkmenhöyük’ten Karaören’e uzanan bu tarihi kesitte; Osmanlı tahrirlerindeki vergi veren sakinlerden, Safevi-Osmanlı dengesinde yurt tutan Şamlı ve Musullu gibi boylara kadar uzanan bu köklü bakiye, Alevi-Bektaşi inanç dünyasının koruyucu şemsiyesi altında öz Türk geleneklerini korumuştur. Koçgiri topluluğu, Anadolu'nun asli unsurlarındandır. Dışarıdan dayatılan uydurma etnik kimlik formüllerine ve bölücü terör propagandalarına karşı sergilenen bu kararlı duruş, sözlü kültür mirasının ve tarihsel hafızanın bir toplumun en sarsılmaz kalkanı olduğunu bir kez daha ispatlamaktadır.
Kaynaklar
Sözlü Tarih Görüşmeleri: Sivas İli, Karaören Köyü Muhtarlığı ve Bölge Kanaat Önderleri Saha Beyanatı (2026).
Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi: Sivas Sancağı Mufassal Tapu Tahrir Defterleri (H. 926 / M. 1519-1520, No: 79 ve H. 982 / M. 1574, No: 178 kayıtları).
Sümer, Faruk (1980). Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatı, Destanları. Ana Yayınları.
Halaçoğlu, Yusuf (2009). Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650). Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Sevinç, Necdet (1983). Arşiv Belgelerine Göre Doğu Anadolu'da Aşiretler ve Türkmenler. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı.
Melikoff, Irène (1994). Uyur İdik Uyardılar: Alevilik-Bektaşilik Araştırmaları. Cem Yayınevi.
Gündüz, Tufan (1997). Anadolu'da Türkmen Aşiretleri: Bozulus Türkmenleri. Bilge Yayınlar
Akkoyunlu Türk Budunu














Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]