TÜRKLERİN DÜNYA ÜZERİNDE YAYILIŞINI ARAŞTIRAN HALUK CEMİL TANJU'NUN ASYADAN AMERİKAYA GÖÇ EDEN ATABAŞKAN TÜRKLERİ İLE İLGİLİ TESPİTLERİ

Bu gün, 15:54           
TÜRKLERİN DÜNYA ÜZERİNDE YAYILIŞINI ARAŞTIRAN HALUK CEMİL TANJU'NUN ASYADAN AMERİKAYA GÖÇ EDEN ATABAŞKAN TÜRKLERİ İLE İLGİLİ TESPİTLERİ
"Canlı ve cansız her şey akrabadır."
(Atabaşkan Atasözü)
"Toprağımıza perçinleyeceğimiz benliğimizi burada bulduk."
(Balam Kiçe)
1933 yılında yapılan 2.Türk Tarih Kurultayı sonuçları hakkında bir görüşme sırasında (Devlet adamı, antropolog ve uzay bilimci, araştırmacı yazar, eski kaymakam) Haluk Cemil Tanju, Atatürk ile görüşme imkanı bulmuş Türklüğün kökeni ve Dünya üzerindeki yayılmalarını araştırmayı görev bilmiştir.
Türklüğün kökleri ve Dünyaya yayılışı ile ilgili araştırma yapmak üzere Haluk Cemil Tanju, Dünyayı dolaştı. 1945 yılında Amerika'ya gitti 1945’den 1968 yılına kadar Amerika kıtasının bir ucundan diğer ucuna Amerika yerlilerinin Asyadan göç eden Türklerle olan bağını araştırdı. İsimleri Türkçe olan Atabaşkan adı verilen Asyadan Amerikaya göç eden grubun Türklerle ortak kültürel bağlanlarını araştırdı. Araştırma sonucunda elde ettiği bilgileri 1968 yılında Türkiyeye dönerek "Orta-Asya Göçlerinde Tunçderililer" isimli meşhur antropolojik kitabını, yayınladı.
Haluk Cemil TANJU'nun ""Orta-Asya Göçlerinde Tunçderililer" kitabından bazı tespitler:
“Atabaşkanlar, Asya Türkiklerinin Yeni Dünyaya göçlerin en kesin kökleridir. Medeniyetlerine verdikleri isim ise Ana Sazı'dır.
Kuzey Amerika Kızılderililerinin esas kütlelerinden ve en mühimini teşkil ederler. Genel olarak Bering Alauç, Kodyak, Koryak, Çulak, Kayak, Ayak (Eyak) adaları ile Yakutlar (Yakutat) körfezi ortada kalmak üzere Prince Williams sahillerinden Hunaya kadar devam eden bir kısımda görülürler.
Atabaşkanlara verilen bir başka isim de, Tuçon'dur. Esasta Amerika Yakutları Tilingitler, Ayaklar, bu grubun Alaska esaslarını teşkil ederler. Bundan başka yine aynı köke bağlı Hayda, Kuay Kutlu, Ingalık da, Ayak - Atabaşkan dilini kullanan, aynı kültüre bağlı olan gruplar sayılabilecek mahiyettedirler. Arkeolo- jik araştırmalar bunları tesbit etmişlerdir. (343/-). “
“Atabaşkanlardan Mohavk ve diğer Iroklar gibi ayrılan ve yolda Şoşon, Su kabileleri ile oldukça karışarak batı - kuzey Amerikadan doğuya doğru göç eden Pavni kabilesi kahraman, savaşçı bir kabile idi. Kendilerine verilen bu isim, saçlarını macunla birbirine yapıştırıp şakaklarında iki iri boynuz yapmalarından ileri gelmişti. (Boynuzlu kabile) Halbuki bunlar kendilerine Çiha Çiha, yani er Oğlu Er derlerdi. (322/214)”
“Harpçi Atabaşkanlar, Apaça'nın bir grubu olan Navaho'lardan, Zuni'ler gibi bir haylı ayrılmışlardı. Fakat asıl kök olan Atabaşkanlar, hısım ve akrabalarını çok eski zamanlarda kaybedince zayıflamış ve Navaho'lara bir müddet pek çok bağlanmışlardı. (1012/-)”
“Anasazi kültürüne bağlı Mogollon, Folsam, Hohokanlardan gayrı Atabaşkanlar gunlardır. Bunlara Sebep Yapanlar da tesmiye edilirdi. Apaça Hohokam, Apaça, Akoma, Apaga Lipan, Atahan, Beg Ba Govan, Kaddo, Kaliça, Elden Pueblo, Gallo Pueblo, Gila Pueblo, Hopi, Navaho, Oralli, Papago, Peko, Pima, Zuni, Benito, Santa Ana, Santa Domingo, Sikyath, Tamo, Talu, Tonto, Tohacı Yuma, Zia, Çiha Çiha. Bunlardan bazılarına Ispanyolca isim verilmesi sonradandır. (745/-)”
“Yine Atabaşkanlardan ayrılmış olan ve daima birlikte mütalaa edilen Kara Ayak'lar (Black Foot) ise üçe ayrılır. 1) Picon, 2) Kara Ayak, 3) Kan kabileleri. Bunlardan Kan (Blod) kabilesi ise bege ay- rılmıştır. 1) Kına veyaKan, 2) Memeoye veya balık yiyenler, 3) Ah- peki veya Karaca, 4) Anepo, 5) Ponokin veya Er Geyik. (320/200)”
“Atabaşkan grubunun en kalabalık parçalarından biri Navaho'dur. Nufusu 15.000 dir Bunlar Alaskadan Meksikaya kadar yayılmışlardır. Puebloların Hopi ve Koki'lerile yaşarlar. Ayni kökten gelen aynı kabi lelerdir. Genel olarak çobanlıkla geçinirler. At ve keçi yetiştirirler. Yarı göçebe olup sûlhu seven bir kütledir. Toprağı dinlendirmek için iki, üç yılda bir yer değiştirirler. Tepelerde muvakkat evler kurarlar. (708/460)”
“Bunlar Zia, Taysuke, Zuni, Santa Ana, Santa Klara, Akuma, Tao, Pikori, Laguna, Nambe, Santo Domingo'lardan ibarettir. (Iki evvelki paragrafla karşılaştırılırsa, eksikleri ve tamamlayıcıları belli olur) Bu arada Navaho'ların da en kalabalık gurubu Pueblolardır. (361/-) Fiziksel antropoloji ve kranyoloji bakımlarından ve morfolojik karakterlere göre Navaho Atabaşkanları Orta Asya Türklerine en çok benzeyen bir tiptir. (708/475 resim)”
“Lenapeler Kuzey Amerikanın doğu kısmında bulunup Irok'larla yakın fiziksel hususiyetler gösterirler. Bunlar ise Algonken kabileleri üzerinde ve bilhassa kökleri olan Lenape kabilesinde yapılan incelemelerde pek kesin sonuçlar elde edilmiştir. Mohavkları da içine olan ve Mohavklar kadar mühim olan Algonken kabileleri de Antropolojik bakımlardan otomatik olarak Atabaşkan - Anasazı kültürüne bağlı topluluklara eşit hususiyetlerile dikkat nazarımızı çekmiştir. (503/127)”
“Yine Tunçderililer grubuna girenlerden Su (Sioux)larda sarışın yeşilimsi mavi gözlü, açık kumral ve dalgalı saçlara çok tesadüf edilir. Renkleri Tunç olmakla beraber kızıl saç görülmez. Halen içlerinde yaşayan ve şahsen tanıdığım ve Su kabilesinden olan, Profesör Ray Fadden ile bilrlikte bu konu üzerinde 1966 da Siracuse rezervasyon- larında çalıştık. Bu araştırmalarda yardımlarda bulunmuş olan Profesör Louis Bruce ise Mohavk'lardandır. Su'lardaki çok bol olan açık kompleks, Mohavklarda daha azdı. İki kabile de mavi göze tesadüf edilmedi. Yeşil çoktu. (H.C.T.)”
“Anasazı Kültürü; Öz Türkçede ana, baba ve atanın karşılığıdır, Anasazi tam olarak Atalar veya Asırlıklar, Çok yaşlılar kolu manasinda olup bir Navaho kelimesidir. Antropolojik karakterlerin tümü de, kelimenin filantropik kökü gibi Türkik, yani Tunçderililere intibak etmektedir. Yeni Meksiko, Kaliforniya Utah, Arizona bölgelerine dağılmış olan bu kabileler barışçı insanlardır. Yeni Dünyaya, Asyadan ilk göç edenler (M.à. 18.000 den evvel) oldukları tesbit edilmiştir. Yedinci ve sekizinci asırlardan kalıntılarına göre, Kızılderililerin içinde en köklü bir medeniyete sahip oldukları anlaşılmaktadır. Kök kabile sayılan ve vaktile bir devlet halinde idare edilen Atabaşkanlar, bu medeniyetin kökü olarak tanınırlar.”
“Hohokam ve Mogollon medeniyetleri de, Atabaşkanların birer devamından ibarettir. Bunlar Apartman manasındaki binaları ilk kuranlardı. Evleri, hısım ve akrabaların iştiraklari suretile çok büyütülürdü. Hayatları derin bir memnunluk içinde geçerdi. Medeniyetin kuruluşu, demokratik kanun ve nizamlara tamamen uygundu. Her tarafta şehirler kurarlardı. Aralarına giren yabancılar geleneklerini kabul ederlerse, onlara tam birer Anasazi halkı gözü ile bakar ve cemiyetten ayırmazlardı. Yabancıları alıp onları adapte etmek en kuvvetli karakterlerinden biri idi. Bunlar hâlen Kaliforniya Kanada sahillerinde de yaşamaktadırlar.”
“Bunlardan Hohokamlar yerleştikleri yerlerde uzun zaman kalabilen topluluklardandı. Hopi, Apaça, Navaho, Pueblo (Ispanyolca köy kuranlar demek), Zuni, Papago, Pima ve çok eskiden de Mohavk. Su ve Seminollar her Anasazi medeniyetinin Atabaşkan koluna bağlı ana kabilelerdirler. (88/112) (198) Sonradan bu kabilelerin her bir gelişmiş olup kendi devir ve medeniyetlerin ortaya getirmişlerdir.”
“…Polinezyalarda Tanrlar daima Asyatik isimler Taşırlar. Bunların en başında olan Ata Tane, Polinezyalıların büyük Göçlerinde başkanlık etmiş olan bir şahsiyet olup, bugün dahi izleri yaşar. Fakat bu yaratıcı kudrete sahip olan Tanrıya ayrıca verilen isim de Tangorao ve Tangora'dır. Bundan sonra gelen ikinci derece Tanrılar da hep Türkik köklü isimler almışlardır. Atua Matua, Aua Apa, Atu mo Ana, Atu Motuğa gibi. Yalnız bunların arasında Tiki veya Titi yabancı gibi görülürse de, bu Türkik köklü Kiçi, Kiti, Kişi kelimesinden ayrı olmayıp, Amerikalarda Kiçi şeklinde almak suretile ve ayni manayı taşıyarak Pasifiğe gelmiş bulunuyor. Kişi'nin Türkçe manası ise Er, Şahşiyet demektir. Pek tabii ki bütün bunların hepsi paralel veya tesadüf olamaz. Polinezyalılarda Tangaroa, Tane, Tu, Ro'o, ayni Tanrının fazladan adları idi. Kâinatın teşekkülünü, gök kubbeyi, dünyanın temelini, suda ve karada doğacak esasları harekete getiren bu idi.”
“Bu Tanrıya yardımcı Tanrılar da vardı. Bunlar Atea-hacim, Rapa-temel, Te Tumu-sebep kaynağı, Fa'a Hatu ise şeyleri teşekküle hazırlayan Tanrı ve Tanrıçalar idi. Tangaroanın oğlu ise, (Oro) dağılış Tanrısı idi. Tangoroa ise Rangi veya Veta denilen Gök tanrı ile Rapa'nın evlenmesinden doğ- du. Tane, güneş ve ışık Tanrısı olup bir çok bakirelerle evlendi. Ağaçlar, taşlar, denizler, yıllanlar (ki pasifikte yoktur), yeşillikler ondan doğdu. Memenun olamayınca daha evelden evlenmek istediği anasının tavsiyesi üzerine Kurakava kumundan bir erkek heykeli yaptı.
(Sayfa: 94-95 -172 - 173-239)”
"Tork isimli, Tanrıça İnanna timsali kolyeyi tıpkı Torkom'lar gibi Bozok (Etrak) kabileleri olan sarışın Kızılderili kabilelerinden Navajo'lar, Şanı'lar, Ocibya'lar kemikten yapılmış olarak boyunlarına takmaktadırlar. Bu "Tork"ları, Çokta Kızılderilileri hilalin ortasına yıldız koyarak göğsü kaplayan geniş bir Ay yıldız kolye olarak kullanırlar. (...)
"Sümer alfabesinde "Tork" timsali C hilal "N" harfi yerine geçer. Fin-ogur dilinde de "Tork" kelimesi boğaz, boyun anlamına gelen C hilal ile sembolize edilirdi." (Sayfa: 315) (...)”
"Doktor kelimesi yerine "Ah-men", kırık çıkıkçıya "Kak-bak", şifacı hekime"Ah-bak", çocuk doğurtan ebeye "ilk-alan-zah" derlerdi." Bütün Altaylılar gibi Kızılderililer birbirlerine amca, baba, teyze, hala, ağabey diye hitap ederler. Maya Kızılderililerinde 1878 yılında el öpme adeti tespit edilmiştir. (...) “
"Mohavk Kızılderilileri uzun eşek oyunu da dahil 12 Anadolu oyununun 11 tanesini bilmektedirler. Güreş ise bütün Kızılderili kabilelerinde dua ile başlanılan en önemli ata sporu olarak tatbik edilmektedir." "Brezilya ormanlarında Zakuma Kızılderililerinde güreş, rakiplerden birisi can verene kadar devam eder. Bizdeki "Kırkpınar" efsanesinde de pehlivanlar can verene kadar güreşmişlerdir." (...)
"Anadolu Türklerinin parmaklar arasına sicim gererek oynadıkları sicim oyunu Atabaşkan ve Keçuva kabilelerinde de oynanmaktadır." (Sayfa: 316)
"İnka'lar kök sülalesine "Ay-ullu" yani ulu soy demekle beraber, kendi yöneticilerine Kur-Hakan demekteydiler. İnka'lar çocuklarına bir kahramanlık gösterene kadar ad vermezlerdi. Ad verme işlemi merasimle yapılırdı. (Dede korkut destanlarını anımsayalım) bir kişi ölene kadar bir düzine ad ve nam sahibi olabilirdi. "
"Mayalarda buluğ çağına eren çocuklara ok ve yay verilirdi. Kafkasya Türklerinde hala yaşatıldığı üzere, kadın kocasını adı ile çağırmaz, "Evin büyüğü", "çocukların babası" gibi sıfatlar kullanırdı. Kına yakma bütün Kızılderili kabilelerinde, Anadolu ve Orta Asyalı Altaylılar gibi uygulanmaktadır. Beşik kertmesi töresi aynı şekilde yaygın bir töredir." (...)
"Mohavk ve Atabaşkan kabilelerinde Kore Türkleri olan İlu'lar gibi, nişanlı kızlar saçlarına nişan tüyü takarlar."
"Loğusa kadın bütün Altaylılar gibi kutsal sayılır. Loğusanın kırkını yaparlar. Ölülerini bütün Altaylılar gibi, silahları ve atı ile birlikte "Kur-gan"lara gömerler. Kan davası bir töre olarak uygulanır." (...)
"Cenaze merasimlerinde bütün Altaylılar gibi ölü ağlayıcıları tutarlar. Mayalar ölüm yıl dönümünde "Yıl aşı" verirler, cenaze törenlerinde erkekler yüzlerine kara boyalar sürerlerdi." (Sayfa: 317)
"Toltek Kızılderililerinin gebelik ve bereket tanrısı "Tez Katlı Poka" (Tez katlı boğa)dır. Kızılderililerde cennet ve sırat köprüsü kavramı vardır. Cennete Vakui (Akui- Altından ırmaklar akan yer) derler."
"Siu Kızılderilileri'nin 1870 yılı sonlarında Papıti, Muhave, Kalamat, Şoson, Irok gibi kabilelerinde "Hu" çekerek Bektaşi semahlarına benzeyen ayinler yaptıkları tespit edilmiştir. (Sayfa.246)"
"İnkalarda Kopuz benzeri bir saz kullanıldığı tespit edilmiştir. Aztek ve Mayalar "Ç-şıra" (şıra) isimli içki içerler. İnkalar ise bu içkiye "Çira" derlerdi." (Age.318)
Fatih Mehmet Yiğit
(Haluk Cemil TANJU'nun ""Orta-Asya Göçlerinde Tunçderililer" kitabından bazı tespitler)















Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]