" Kurşuna Dizilmeden Önce Gözlerinin Bağlanmasını Reddeden Bir Kadın: Mata Hari’nin Bilinmeyen Trajedisi!
Bu gün, 17:04
15 Ekim 1917 sabahı, Paris dışındaki soğuk bir askeri alanda 41 yaşındaki bir kadın Fransız idam mangasındaki askerlerin karşısına geçti. Gözlerini bağlatmayı ve direğe bağlanmayı reddetti... Karşısındaki askerlere son bir veda öpücüğü üfleyerek kurşuna dizildi. Dünya onu baştan çıkarıcı, tehlikeli Alman casusu Mata Hari olarak tanıdı. Oysa efsanelerin arkasında çok başka, yürek burkan bir gerçek vardı: 15 yaşında annesini kaybetti, babası iflas edip aileyi terk etti. 18 yaşında kaçış olarak gördüğü bir evlilik yaptı ama kocasından ağır şiddet gördü. Küçücük oğlu zehirlenerek öldü, kızı ise elinden alındı. Yapayalnız ve parasız kalınca Paris’e gitti, egzotik bir Doğu dansçısı rolüne bürünerek kendini yeniden yarattı. Ancak 1. Dünya Savaşı patlak verdiğinde; cephede binlerce askerini kaybeden Fransa, halkın öfkesini yatıştırmak için bir ""günah keçisi"" arıyordu. Hiçbir somut delil olmamasına rağmen ""casus"" ilan edildi ve idama mahkûm edildi. Tarih onu bir casus olarak yazdı; ama efsanelerin altında acılı bir anne, kimseden yardım görmemiş yalnız bir çocuk ve hayatta kalmaya çalışan gururlu bir kadın yatıyordu... Geçmişten sırlar