SAKA TÜRKLERİ VE TAŞTIK KÜLTÜRÜNDE ÖLÜM RİTÜELLERİ

Bu gün, 12:44           
SAKA TÜRKLERİ VE  TAŞTIK  KÜLTÜRÜNDE ÖLÜM RİTÜELLERİ
Avrasya bozkırlarında binlerce yıl boyunca hüküm süren konar-göçer Türk kavimleri, kendilerine özgü inanç sistemleri ve defin ritüelleriyle zengin bir kültürel miras bırakmışlardır. Batılı kaynaklarda sıklıkla "İskit" olarak adlandırılan bu kadim topluluklar, esasen öz be öz Türk boyları olan Saka Türkleridir. Saka Türklerinin inanç dünyasında ölüm, bir son değil, ruhun başka bir boyutta yaşamaya devam ettiği yeni bir başlangıç olarak kabul edilmiştir. Bu inancın en somut ve çarpıcı örneklerinden biri, Güney Sibirya’nın Hakasya bölgesinde ortaya çıkarılan ve Saka Türklerinin doğrudan kültürel ve biyolojik devamı olan Taştık (Tashtyk) kültürüne ait 1700 yıllık alçı ölüm maskeleridir. Bu maskeler ve beraberindeki defin gelenekleri, Saka-Türk kültürünün derinliklerini ve köklü "kafatası kültü" inancını gözler önüne sermektedir.
Güney Sibirya'daki Yenisey Havzası'nda gerçekleştirilen arkeolojik kazılar, Saka-Türk kültürel mirasının ölüm sonrasına ait şaşırtıcı ritüellerini gün yüzüne çıkarmıştır. Saka Türklerinin torunları olan Taştık insanlarında egemen olan kafatası kültüne göre, ölen erkek savaşçıların kafaları bedenlerinden ayrıldıktan sonra beyinleri özel deliklerden parça parça boşaltılırdı. Eğer ölen kişi savaşta yara almış bir Saka alpi ise, yüzündeki yaralar iğne iplikle büyük bir saygıyla dikilirdi. Savaşçının bedeni yakıldıktan sonra külleri deri bir torbaya konulur, ardından ölünün içi samanla doldurulmuş insansı bir kuklası yapılarak mezar odasına yerleştirilirdi. Kadın ve çocuklar ise beden bütünlükleri bozulmadan, bugün bile sırrı tam olarak çözülemeyen ve eski Türk geleneklerinde sıkça rastlanan özel kimyasal yöntemlerle kurutularak mumyalanırdı. Mezara yerleştirilen kafatasları, özel bir alçı tabakasıyla kaplanarak ölünün hayattaki yüz hatlarına göre şekillendirilir, üzerlerine kırmızı ve siyah doğal boyalarla Saka Türklerinin kabile sembollerini veya savaş dövmelerini simgeleyen geometrik çizgiler çizilirdi. Bu köklü tahnit (mumyalama) ve maske geleneği, İslamiyet'ten sonra da varlığını korumuş, Anadolu Selçuklu Sultanlarından Fatih Sultan Mehmed ve II. Bayezid gibi erken dönem Osmanlı padişahlarına kadar Türk devlet geleneğinde varlığını sürdürmüştür.
Görsel örneklerinde ve arkeolojik bulgularda karşımıza çıkan ölüm maskeleri, Saka-Türk insanının estetik anlayışını, dini inanışlarını ve savaşçı kimliğini en çıplak haliyle yansıtmaktadır. Modern popüler kültürdeki savaşçı karakterlerin yüz boyamalarına dahi ilham veren bu çizgiler, binlerce yıllık bir Türk askeri ve kültürel disiplininin göstergesidir. Bugün Saint Petersburg'daki Hermitaj Müzesi'nde sergilenen bu maskeler ve tarihsel süreçteki mumyalama gelenekleri, Saka Türklerinden başlayıp Taştık kültürüyle devam eden ve Osmanlı'ya kadar uzanan kesintisiz bir kültürel devamlılığın, köklü bir medeniyet hafızasının en somut kanıtları olarak tarihteki yerini korumaktadır.
Kaynaklar
Durmuş, İlhami. İskitler (Sakalar). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Memiş, Ekrem. İskitlerin Tarihi. Bursa: Ekin Yayınları.
Yeliz Kılıçaslan












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]