PARAMPARÇA EDİLMİŞ TÜRK’lük ve TÜRK MEDENİYETİNİN EVRENSEL İZLERİ
Bu gün, 07:14

1. TÜRK MEDENİYETİNİN 30 BİN YILLIK KÖKLERİ.
TÜRK tarihinin geçmişi, klasik tarih anlayışının çok ötesine uzanmaktadır. KAZIM MİRŞAN ’ın çözümlemeleriyle birlikte, ORTA ASYA ve çevresinde bulunan tamgalar, taş tabletler, damgalar ve alfabeye dönüşmüş semboller, Türk varlığını 30 bin yıl öncesine kadar aydınlatmıştır. Bu bulgular, yalnızca bir milletin değil, tüm insanlık medeniyetinin köklerini yeniden yazacak niteliktedir.
BU DÖNEMDE TÜRK TOPLULUKLARİ;
OĞUZ, KIPÇAK, SAKİ, İSKİT, HUN, GÖKTÜRK
ve Uygur adlarıyla dünyanın dört bir yanına dağılmış; TÖRE, KUT, ONGUN, GÖK TANRI inancı gibi kavramlarla evrensel bir düzen felsefesi oluşturmuşlardır. Bu felsefe, yalnızca bir yönetim biçimi değil, DOĞA, İNSAN ve TANRI arasında kurulan kutsal bir dengeyi temsil eder.
2. TÜRK’ lerin DÜNYA NİZAMI ve DAĞILMIŞLI ĞIN BAŞLANĞICI.
TARİHİN en eski çağlarında OĞUZ HAN’ ın oğulları vasıtasıyla kurulan Oğuz İmparatorluğu, dünyanın dört bir yanına yayılan Türk boylarının temelini oluşturmuştur. Bu dağılma, aslında bir “FETİH”ten ziyade, dünya nizamını sağlama görevi olarak görülmüştür.
OGUZ’un soyundan gelen topluluklar ASYA’ dan AVRUPA’ ya, AFRİKA’ dan AMERİKA kıtasına kadar varlık göstermiş; her gittiği yere töresini, adalet anlayışını, zanaatini ve diliyle kültürünü taşımıştır.
ANCAK zamanla bu birlik, özellikle Avrupa merkezli tarih anlayışının devreye girmesiyle paramparça edilmiştir. Avrupa tarihçileri, Türk’ün köklü medeniyetini ve katkılarını gizleyebilmek için her Türk boyunu ayrı bir halk, her Türk kültürünü ayrı bir uygarlık gibi göstermiştir. Böylece İSKİT, ŞUMER, ETRÜSK, TRUVA, KUŞ HANLAR, AK HUNLAR, GÖKTÜRKLER, SELÇUKLULAR, OSMANLILAR gibi adlarla anılan bu medeniyetlerin aslında tek bir Türk kökünden geldiği gerçeği unutturulmuştur.
3. BATİ’ nın SAHTE AYDINLANMASI ve GERÇEK MEDENİYETİN KAYNAĞI
AVRUPA medeniyetinin temelleri, sanıldığı gibi ANTİK YUNAN veya ROMA’ ya değil; DOGU’ nun, Türk medeniyetlerine birikimlerine dayanmak tadır.
Endülüs Emevi Kütüphanesi’nin yağmalanması sonrası Arapça, Türkçe ve Farsça bilimsel eserlerin Latinceye çevrilmesiyle Avrupa Rönesans sürecine girmiştir.
Matematikten astronomiye, mühendislikten tıbba kadar her alandaki bilgi birikimi, Orta Asya’dan Mezopotamya’ya uzanan Türk coğrafyasının ürünüdür.
BATİ, kendi tarih yazımında bu kaynakları gizlemiş, Türk medeniyetinin evrensel payını yok saymıştır. Oysa Türkler, dünya medeni yetinin asıl kurucu unsurudur; çünkü Türk düşüncesinde medeniyet, insanın evrenle uyumu üzerine kuruludur. Bu anlayış, doğaya hükmetmek değil, doğa ile denge içinde yaşamaktır.
4. EKONOMİK ve SOSYAL Etkinlikler: TÜRK DÜZENİNİN EVRENSELLİĞİ
TÜRK toplulukları tarih boyunca ticaret yollarını, üretim sistemlerini ve sosyal düzeni organize eden başlıca güç olmuşlardır.
İPEK Yolu’nun güvenliğini sağlayan Türk devletleri, Doğu ile Batı arasındaki bilgi ve mal alışverişini yönlendirmiştir.
TARİMSAL üretim, hayvancılık, maden işçiliği, dokuma sanatı gibi alanlarda Türkler, dünyanın ilk uzmanlaşmış zümrelerini oluşturmuştur.
AİLE, oba, boy, il gibi toplumsal yapılar, modern devlet modelinin temellerini oluşturmuştur.
“ADALET MÜLKÜN TEMELİDİR” anlayışı, GÖK TANRI inancındaki KUT kavramından doğmuş; devletin meşruiyeti adaletle ölçülmüştür.
5. KÜLTÜREL ve MİTOLOJİK ETKİNLİKLER
TÜRK mitolojisi, yalnızca bir inanç sistemi değil, toplumun kimlik hafızasıdır.
BÖRÜ (KURT), KARTAL, GEYİK, BALIK, ve AĞAÇ motifleri, Türk’ün doğa ile bağını, güç ve bilgelik arayışını simgeler.
RENKLER İSE DERİN ANLAMLAR TAŞIR:
SARİ: BİLGELİK ve OLGUNLUK,
MAVI: GÖK TANRİ’ nın KORUYUCULUGU,
KIRMIZI: KUT ve DİRİLİŞ,
AK: SAFLIK ve ADALET.
TÜRK destanları (ERGENEKON, OĞUZ KAĞAN, DEDE KORKUT), yalnızca kahramanlık hikâyeleri değil, aynı zamanda medeniyetin kuruluş felsefesini anlatır. Bu anlatılar, Türk insanının hem savaşçı hem bilge, hem üretici hem koruyucu yönünü temsil eder.
6. SONUÇ: PARÇALANMIŞ BİR MİLLETİN EVRENSEL BÜTÜNLÜĞÜ
TÜRK tarihi, bilinçli olarak parçalara ayrılmış olsa da özü değişmemiştir.
Türk’ün medeniyet kurucu gücü; töresinde, dilinde, tamgasında ve inancında hâlâ yaşamaktadır.
BUGÜN dünyanın dört bir yanında farklı adlarla anılan Türk boyları aslında tek bir büyük milletin parçalarıdır — OGUZ’un ÇOCUKLARIDİR
GERCEK dünya tarihi, yeniden Türk gözünden yazıldığında, insanlığın ortak geçmişi de yeniden aydınlanacaktır.
ÇÜNKÜ TÜRK TARİHİ, İNSANLIK TARİHİNİN TA KENDİSİDİR.
Sevda Amanova
TEREF

