ŞADILLI (ŞADLU) TÜRKMEN AŞİRETİ

Bu gün, 12:14           
ŞADILLI (ŞADLU) TÜRKMEN AŞİRETİ
Türk dünyasının göç ve devletleşme süreçlerinde, konar-göçer boyların siyasi ittifakları ve coğrafi hareketlilikleri belirleyici bir rol oynamıştır. Bu boylar arasında öne çıkan ve köklü bir geçmişe sahip olan Şadıllı (Şadlu) Aşireti, Horasan kökenli bir Afşar oymağıdır. Safevi Devleti’nin kuruluş harcını oluşturan 12 büyük Türkmen aşiretinden biri olan Şadıllılar, tarih sahnesine çıktıkları andan itibaren askeri güçleri ve stratejik konumları ile dikkat çekmişlerdir. Merkez yurtları Azerbaycan, Nahçıvan ve Erivan üçgeninde yer alan ve adlarını kurucu liderleri "Şad Beg"den alan bu boy, Anadolu ile Kafkasya arasındaki geçiş hatlarında egemenlik kurarak bölge tarihine yön vermiştir.
Şadıllı oymağı, erken dönemlerde bölgenin en kudretli siyasi yapılarından biri olan Karakoyunlu Ulusu'nun en büyük ve en güçlü boylarından biri olarak kabul görmekteydi. Aşiretin kadim yurdu, Nahçıvan ile Erivan’ın güneyinde yer alan ve doğrudan Şad Beg’in adıyla anılan Şa’d Çukuru (Çukur Sa’d / Cuhurşad) eyaletiydi. Karakoyunlu Devleti’nin yıkılmasının ardından siyasi dengeleri gözeterek diğer akraba boylar gibi Akkoyunluların hizmetine girdiler.
16.yüzyılın başlarında ise Şah İsmail’in etrafında kenetlenen Kızılbaş ittifakına dahil olarak Safevi Devleti’nin kurucu unsurları arasında yerlerini aldılar. Safevi idaresi altında da kendi öz yurtları olan Çukur Şad bölgesindeki varlıklarını ve askeri güçlerini korumayı başardılar. Tarihi kayıtlara göre:
Hicri 954 (Miladi 1547) yılında oymağın başında Elvend Han Beg bulunuyordu.
Hicri 959 (Miladi 1552) yılında ise aşiretin liderliğini Uluğ Han Bey üstlenmişti.
Osmanlı-Safevi rekabetinin kızıştığı dönemlerde Şadıllı Aşireti, coğrafi konumları gereği iki büyük imparatorluğun tam ortasında kaldı. Bu durum boy içinde siyasi bölünmelere ve stratejik tercihlere yol açtı. Şah Abbas’ın hicri 1013 (miladi 1604-1605) yılında Çukur Şad eyaletini Osmanlılardan geri almak (istirdat) için başlattığı sefer sırasında, bölgedeki Şadluların büyük bir kısmı Şah'ın huzuruna çıkarak Erivan ve çevre kalelerin fethinde kritik askeri hizmetler sundular. Şah Abbas, bu sadakat ve başarıların karşılığı olarak Kağızman’ı Şadlu Nefes Sultan’a ikta olarak verdi.
Ancak coğrafyanın getirdiği baskılar, aşiret liderlerini farklı saflara itmiştir. Örneğin, boyun önde gelen emirlerinden Ali Kulu Sultan, Osmanlı hizmetinde kalmayı tercih ederken, oğlu Mehdi Kulu Beg babasının bu kararını reddederek Safevi safına geçmiş ve Erivan’da Şah Abbas’ın huzuruna çıkarak onun hizmetine girmiştir.
Horasan’dan çıkıp Kafkasya ve Anadolu hatlarında kök salan Şadıllı Aşireti, askeri ve siyasi dehaları sayesinde Karakoyunlu, Akkoyunlu ve Safevi gibi Türkmen devletlerinin kaderinde temel taşlardan biri olmuştur. Yaşadıkları Çukur Şad bölgesi, Doğu Anadolu ve Kafkasya tarihindeki stratejik önemini uzun süre korumuştur. Zaman içerisinde bir kolları Safevi devlet kademelerinde ve İran coğrafyasında (özellikle Horasan Şadluları olarak) varlığını sürdürürken, Ali Kulu Sultan örneğinde olduğu gibi bir diğer kolları ise Osmanlı çatısı altında kalmayı seçerek Anadolu’nun sosyal ve kültürel dokusuna entegre olmuştur. Şadıllılar, tek bir boyun coğrafi ve siyasi bölünmeler karşısında nasıl çok yönlü bir tarihi miras bırakabileceğinin en somut örneklerinden biridir.
Faruk Sümer Safevî Devletinin Kuruluşu ve Gelişmesinde Anadolu Türklerinin Rolü",
Sümer, Faruk. "Kara Koyunlular
Münşî İskender Beg, "Târîh-i Âlem-ârâ-yı Abbâsî" (Şah Abbas dönemi Çukur Şad ve Şadlu emirleri kayıtları).
Efendiyev, Oqtay. "Azerbaycan Safeviler Devleti",
Akkoyunlu Türk Budunu












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]