AVRUPA HUNLARINDAN BULGARLARA VE AVARLARA: AVRASYA BOZKIŞLARINDA TÜRK KÜLTÜRÜ VE TÜRKİZASYON SÜRECİ
Bu gün, 12:14
AVRUPA HUNLARINDAN BULGARLARA VE AVARLARA: AVRASYA BOZKIŞLARINDA TÜRK KÜLTÜRÜ VE TÜRKİZASYON SÜRECİ
Avrasya bozkırları, tarih boyunca Türk boylarının dinamik hareketliliğine, teşkilatçı devlet geleneğine ve silinmez kültürel izlerine sahne olmuştur. Bu büyük hareketliliğin en kudretli temsilcilerinden biri olan Avrupa Hun İmparatorluğu, 5. yüzyılda Attila önderliğinde Roma dünyasını dizginlemiş özbeöz bir Türk gücüdür. Hunların siyasi bir güç olarak tarih sahnesinden çekilmesi, sanılanın aksine Türk varlığının sonu olmamış; aksine Doğu Avrupa ve Kafkasya jeopolitiğinde yeni Türk devletlerinin filizlenmesine zemin hazırlamıştır. Hun bakiyelerinin diğer Türk boylarıyla birleşmesi, Dağıstan Avarlarının Kafkasya'daki kökleşme süreci ve Büyük Bulgar Devleti’nin doğuşu, bozkır Türk kültürünün ve Türk etnik kimliğinin bölgedeki kalıcılığını perçinleyen en büyük tarihsel kanıtlardır.
Hun Bakiyelerinin Türk Boylarıyla Birleşmesi ve Yeni Türk Kimliği
Attila’nın 453 yılındaki vefatından sonra Hun İmparatorluğu parçalanmış, ancak Hun toplulukları tarih sahnesinden silinmemiştir. Attila'nın oğulları Dengizik ve İrnek önderliğindeki Hun zümreleri, asıl ata yurtları olan Karadeniz’in kuzeyindeki bozkırlara çekilmişlerdir. Burada, kendileri gibi Türk soyundan gelen ve Türkçe konuşan büyük göç dalgalarıyla, yani Ogur (On-Ogur, Otuz-Ogur, Saragur) Türk boylarıyla birleşmişlerdir.
Bu entegrasyon sıradan bir karışma değil, Hunların savaşçı askeri teşkilatçılığı ile Ogurların köklü Türk kültürünün tam anlamıyla kenetlenmesidir. Öz Türkçe bir kelime olan ve "karışmak, bir araya gelmek" anlamına gelen bulgamak fiilinden türeyen "Bulgar" Türk etnik kimliği, bu iki kardeş Türk unsurunun birleşmesiyle doğmuştur.
Dağıstan Avarlarının Kökeni ve Kafkasya’daki Türk Mirası
Tarih yazımında Orta Avrupa’da hakanlık kuran "Avrupa Avarları" ile Kafkasya’nın yerlisi olan "Dağıstan Avarları" sıklıkla karıştırılmaktadır. Göktürklerin baskısı önünden kaçarak 558'de Kafkasya'ya, oradan da Macaristan ovalarına geçen askeri teşkilatçı Avarlar bariz bir Türk/Proto-Türk gücüdür.
Bugün Güney Kafkasya’daki Dağıstan topraklarında varlığını sürdüren Dağıstan Avarlarının etnik yapısında da bu Türk göçlerinin damgası vardır. MS 5. ve 6. yüzyıllarda (yaklaşık 1500 yıl önce), Orta Asya menşeili ve Türk kültürel dairesine mensup olan Ak Hun (Eftalit) ve Cücen (Ruan-Ruan)
bakiyeleri
(Cücenler dünya tarihinde ilk kez Kağan (Khagan), Han ve Hatun unvanlarını resmî devlet unvanı olarak kullanan topluluktur. Bunun yanı sıra Erkin, İlteber, Tarhan, Bagatur (Bahadır), Tudun, Çor (Kür), Tatuq (Togak) gibi tamamen Türkçe unvanları kullanmışlardır.)
Kafkasya dağlarına sığınmıştır. Burada zamanla yerel Kafkas halklarıyla bütünleşseler de, bölgede kurdukları ve proto-Türk izleri taşıyan Sarir Devleti vasıtasıyla Kafkasya’nın güney koridoruna güçlü bir Türk siyasi kültürü aşılamışlardır.
Büyük Bulgaristan: Bir Türk Devletinin Parçalanması ve Dünyaya Dağılan Türk Boyları
Hun ve Ogur boylarının kenetlenmesiyle tarih sahnesine çıkan Bulgarlar, 632 yılında Dulo soyundan gelen soydaşları Kubrat Han önderliğinde Karadeniz’in kuzeyinde Büyük Bulgar Devleti'ni (Magna Bulgaria) kurmuşlardır. Tamamen Türk devlet geleneğine ve ordu teşkilatına sahip olan bu devlet, Kubrat Han’ın ölümünün ardından Doğu Avrupa’nın bir diğer devasa Türk gücü olan Hazar Kağanlığı tarafından yıkılmıştır.
Kubrat Han'ın ölümünden sonra devlet, eski Türk devlet geleneğine (ülkenin hanedan üyeleri arasında bölüşülmesi) uygun olarak beş oğul arasında beş kola ayrılmış ve her bir kol Türk kültürünü dünyanın dört bir yanına taşımıştır:
Tuna Bulgarları (Asparuh Han Kolu): Batıya göç ederek Balkanlar'da yer alan Tuna Bulgar Devleti'ni kurmuşlardır. Bölgedeki yoğun Slav nüfusu içerisinde zamanla Hristiyanlığı kabul edip dillerini kaybetseler de, bugünkü Bulgaristan Cumhuriyeti'ne isimlerini, devlet teşkilatlarını ve askeri kültürlerini miras bırakmışlardır.
İdil (Volga) Bulgarları (Kotrak Han Kolu): Kuzeye, İdil ve Kama nehirlerinin birleştiği stratejik bölgeye çekilerek İdil Bulgar Devleti'ni kurmuşlardır. 922 yılında Almış Han döneminde İslamiyet'i resmen kabul ederek tarihteki ilk Müslüman Türk devletlerinden biri olmuşlardır. Kültürlerini ve Türk kimliklerini koruyan bu kolun doğrudan torunları, bugün Rusya Federasyonu içindeki Tataristan ve Çuvaşistan özerk cumhuriyetlerinin halklarıdır (Kazan Tatarları ve Çuvaş Türkleri).
Kara Bulgarlar (Batbayan Kolu):
Göç etmeyip ata yurtlarında kalmış ve soydaşları Hazarların egemenliğini kabul etmişlerdir. Türk dillerini ve kültürlerini bin yıldır bozulmadan koruyan bu grup, bugün Kuzey Kafkasya'da yaşayan Kıbçak grubuna mensup özbeöz Türk halkları olan Balkar (Malkar) ve Karaçay Türklerinin doğrudan atalarıdır.
Avrupa Hun İmparatorluğu’nun çöküşü, Türklerin Avrupa ve Kafkasya'daki varlığının sonu değil, yeni Türk devletlerinin doğuşunu tetikleyen muazzam bir kıvılcım olmuştur. Hunların bozkıra çekilerek soydaşları Ogur boylarıyla kenetlenmesi, dünya tarihine damga vuracak Bulgar Türk devletlerinin doğmasını sağlamıştır. Büyük Bulgar Devleti’nin bir diğer Türk gücü olan Hazarlar tarafından yıkılmasıyla yaşanan büyük göçler ise, Türk kültürünü, dilini ve devlet vizyonunu Balkanlar’dan İdil boylarına kadar taşımıştır. Bugün Balkanlar'da yaşayan soydaşlarımız, Kafkasya’nın yiğit Karaçay-Balkar Türkleri ve İdil boyunun kadim sakinleri olan Tatar ve Çuvaş Türkleri, Hunlardan ve Bulgarlardan günümüze ulaşan asil ve canlı birer Türk bakiyesidir.
Kaynaklar
İbrahim Kafesoğlu, Türk Millî Kültürü, Ötüken Neşriyat, 2015.
Ahmet Taşağıl, Kök Tengri'nin Çocukları: Avrasya Bozkırlarında İslam Öncesi Türk Tarihi, Kronik Kitap, 2017.
Akdes Nimet Kurat, Karadeniz Kuzeyindeki Türk Kavimleri ve Devletleri, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 1972.
Peter B. Golden, Türk Halkları Tarihine Giriş, (Çev. Osman Karatay), Ötüken Neşriyat, 2002.
Erdoğan Merçil, Müslüman-Türk Devletleri Tarihi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2011.
Yeliz Kılıçaslan



