TÜRK KÜLTÜRÜNDE ER-ADI GELENEĞİ VE BOĞAÇ HAN DESTANI

Bu gün, 16:04           
TÜRK KÜLTÜRÜNDE ER-ADI GELENEĞİ VE BOĞAÇ HAN DESTANI
Türk kültüründe ad verme geleneği, bir bireyin toplumsal kimliğinin oluşmasında en önemli dönüm noktalarından birini oluşturur. Kadim Türk geleneklerine göre bir insana hayatı boyunca iki kez ad verilir. Bunlardan ilki bireyin dünyaya gelişiyle kazandığı doğum adı, ikincisi ise toplumsal bir olgunluk ve kahramanlık sonrasında elde ettiği "er-adı" veya "erlik adıdır". Bu ikinci adın alınması, sıradan bir isimlendirmenin ötesinde, genç bir erkeğin çocukluktan yetişkinliğe geçişini simgeleyen köklü bir inisiyasyon (erginlenme) ritüeli olarak kabul edilir.
Türk destan geleneğinin en somut örnekleri, Dede Korkut Hikayeleri'nde karşımıza çıkar. Bu anlatılarda bir gencin topluluk içinde kabul görmesi ve kalıcı bir er-adı alabilmesi için avda veya savaşta olağanüstü bir kahramanlık göstermesi şarttır. Destanın en bilinen figürlerinden biri olan Boğaç Han, tam da bu ritüelin merkezinde yer alır. Bayındır Han'ın sarayında serbest kalan azgın bir boğa ile güreşen ve kıvrak zekası ile bilek gücü sayesinde onu alt eden genç, toplumun gözü önünde rüştünü ispat eder. Bu kahramanlığın ardından topluluğun manevi lideri ve "yaşlı bilgesi" olan Dede Korkut gelir, gencin bu yiğitliğini över ve ona resmen "Boğaç" adını verir.
Dilbilimsel açıdan incelendiğinde "Boğaç" ismi, doğrudan bu kahramanlık eylemiyle ve alt edilen hayvanla ilişkilidir. Kelime, Macar dilinde de aynı kökten gelerek "Bugaç" şeklinde yaşamakta ve temelde "boğa ile güreşen, boğayı yenen" anlamını taşımaktadır. Kelimenin sonundaki "-ç" eki ise Türkçe dil yapısında bir küçültme ve sevgi eki işlevi görür. Bu bağlamda Boğaç, "Küçük Boğa" anlamına gelerek hem gencin yaşının küçüklüğüne hem de bir boğa kadar güçlü ve heybetli oluşuna atıfta bulunur.
Türklerde er-adı alma geleneği, bireyin topluma faydalı bir kahraman olduğunu kanıtlama sürecidir. Dede Korkut'un Boğaç Han'a ad vermesi eylemi, sadece bir isimlendirme değil; adın hak edilmesi, liyakat ve toplumsal kimliğin tescillenmesi anlamına gelir. Boğaç ya da Bugaç ismi, köklü Türk-Macar dil ve kültür bağlarının bir nişanesi olmakla birlikte, kadim Türk dünyasında gücün, cesaretin ve erginlenme ritüellerinin destanlaşmış en canlı sembollerinden biri olarak varlığını sürdürmektedir.
Kaynaklar
Ergin, Muharrem (Haz.), Dede Korkut Kitabı I-II, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara.
Gökyay, Orhan Şaik, Dedem Korkudun Kitabı,
Ligeti, Lajos, Bilinmeyen İç Asya, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara (Türk-Macar Dil İlişkileri üzerine).
Akkoyunlu Türk Budunu












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]