Osmanlı’yı yalnızca Türk beylerinin kurduğunu sanmak, kurumu hiç anlamamak demektir.

Bu gün, 09:54           
Osmanlı’yı yalnızca Türk beylerinin kurduğunu sanmak, kurumu hiç anlamamak demektir.
Osmanlı’yı yalnızca Türk beylerinin kurduğunu sanmak, kurumu hiç anlamamak demektir. Bu devlet, yetenekli insanı kökenine bakmadan sisteme katan bir makinedir. Malkoçoğlu Bâlî Bey bunun çok güzel bir örneğidir.
Kaynağımıza göre 1495 doğumlu, Sırp asıllı bir akıncıdır. Tam adı Yahyapaşazâde Malkoçoğlu Bâlî Bey, kısaca Malkoçoğlu. Malkoçoğlu ailesine mensuptur. Burada küçük bir hatırlatma yapayım: Akıncı dediğimiz kişi, sınırın ötesine hızla vurup dönen hafif süvari komutanıdır. Rumeli’nin sınır boylarında bu iş, kuşaktan kuşağa geçen bir aile mesleğiydi. Osmanlı da bunu bir engel değil, bir sermaye saydı.
Bâlî Bey, Kanuni Sultan Süleyman döneminde yaşadı. Belgrad’ın fethinden sonra kale muhafızı oldu. Bu görev önemlidir, çünkü Belgrad, Macaristan kapısının anahtarıdır. Anahtarı elinde tutan kişiye güvenilmiş demektir.
1526'da Kanuni Macaristan seferine çıkınca Bâlî Bey, beş bin kadar süvarinin başında öncü olarak gönderildi. Bu da bir güven işaretidir: Ordunun önüne, yolu açacak ve düşmanı yoklayacak adam konur.
Mohaç Muharebesi’nde Macar ordusunu arkadan çevirerek hezimete uğratmakta önemli bir katkı sundu. Kaynağımız bu kadarını söylüyor. Muharebenin ayrıntılı seyri için başka kaynaklara bakmak gerekir, ben bilmediğim ayrıntıyı doldurmayacağım.
Mohaç’ın ardından Semendire Sancağı’na atandı. Sonra Bosna ve Belgrad sancak beyliklerinde bulundu. Yani kılıçtan idareye geçti. Akıncı beyleri sadece savaşçı değil, aynı zamanda bölgenin kurucu yöneticisiydi. 1543'te Budin beylerbeyliğine getirildi. Budin, o tarihlerde fethedilen Macar topraklarının merkezidir. Ve aynı yıl vefat etti.
Bir not daha: Akıncı beyler bulundukları şehirlerde cami ve medrese gibi hayır eserleri yaptırırdı. Bâlî Bey de yaptırdı. Bu, bir fethin kalıcı olması için gerekli olan şeydir. Kılıçla alınan yeri, vakıfla tutarsınız.
Bir adam düşünün: Sırp kökenli, Osmanlı’nın en büyük Avrupa seferinde ordunun gözü ve kulağı, sonunda bir beylerbeyi. Osmanlı’nın gücü biraz da buradadır: Kimliği değil, kabiliyeti ödüllendirir.
asirlarboyunca












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]