SAKA KRALİYET CENAZELERİ VE 40 GÜNLÜK YAS RİTÜELİ
Bu gün, 11:54

Antik çağın en güçlü ve gizemli bozkır kavimlerinden biri olan Sakalar (İskitler), kendilerine özgü kültürleri, askeri dehaları ve köklü inanç sistemleriyle tarih sahnesinde derin izler bırakmışlardır. Avrasya bozkırlarında göçebe ve yarı göçebe bir yaşam süren bu savaşçı toplumda, dini inançlar ve ölümden sonraki yaşam algısı hayatın merkezinde yer almaktaydı. Sakaların bu inanç dünyasını ve toplumsal hiyerarşisini en açık şekilde gözler önüne seren uygulamaların başında ise şüphesiz kraliyet cenaze törenleri gelmektedir. Hakanın ya da kralın ölümü, sadece bir liderin kaybı değil, tüm boyların katılması gereken kutsal bir yas sürecinin başlangıcı olarak kabul edilirdi. Bu sürecin en dikkat çekici unsurlarından biri, ölen kralın naaşının gömülmeden önce tam 40 gün boyunca boylar arasında dolaştırılması ritüelidir.
Saka topluluklarında bir kral öldüğünde, hemen gömülmez ve çok aşamalı, organize bir cenaze töreni başlatılırdı. Törenin ilk aşaması, naaşın 40 günlük uzun bir yolculuğa dayanabilmesi için mumyalanmasıydı. Kralın iç organları çıkarılır, vücut boşluğu selvi, tütsü, anason ve maydanoz tohumu gibi güzel kokulu aromatik bitkilerle doldurularak dikilirdi. Dış yüzeyi ise bozulmayı önlemek amacıyla tamamen balmumu ile kaplanırdı. Hazırlanan bu naaş, özel bir cenaze arabasına yerleştirilerek Sakalara bağlı olan tüm kabilelerin ve bölgelerin ziyaret edilmesi amacıyla yola çıkarılırdı.
Bu 40 günlük dolaştırma sürecinin temel amacı, kralın sağlığında hükmettiği tüm topraklarda otoritesini son bir kez daha sergilemek ve boyların bağlılığını tazelemekti. Cenaze arabası bir kabilenin topraklarına ulaştığında, o kabilenin halkı en ağır yas ritüellerini gerçekleştirmekle yükümlüydü. Sakalar, krallarına duydukları saygıyı ve yası göstermek için saçlarını kazıtır, kulaklarını deler, kollarını yaralar ve alın ile burunlarını bıçaklarla çizerek kan akıtırlardı. 40 günün sonunda, Sakaların kutsal mezarlık bölgesi olan "Gerrhi" topraklarına ulaşıldığında ise büyük defin işlemi başlardı. Burada açılan devasa kare çukurlara (kurgan) kral, altından yapılmış değerli eşyaları, silahları, atları ve ölümden sonraki yaşamda ona hizmet edeceğine inanılan hizmetçileri veya eşleriyle birlikte gömülür, mezarın üzerine ise gücü simgeleyen devasa toprak yığınları (tümülüsler) yükseltilirdi.
Sakaların kral cenazelerinde uyguladığı bu 40 günlük yas ve boyları ziyaret etme geleneği, bozkır kültürünün dayanışma, hiyerarşi ve ahiret inancını en üst düzeyde yansıtan ritüeller bütünüdür. Bu gelenek, ölen liderin kutsallığını pekiştirirken, dağınık halde yaşayan göçebe boyları ortak bir yas duygusunda birleştirerek toplumsal bağları güçlendirmiştir. Günümüz Türk kültüründe hala derin bir yer tutan ölen kişinin arkasından "kırkının çıkması", "kırk mevlidi okunması" veya ölümün ardından belirli süre yas tutulması gibi adetlerin kökenleri, binlerce yıl önce Avrasya bozkırlarında Sakaların uyguladığı bu 40 günlük cenaze ritüellerine kadar uzanmaktadır.
Kaynaklar
Durmuş, İlhami. İskitler (Sakalar). Ankara: Akçağ Yayınları.
Memiş, Ekrem. Eskiçağ Tarihinde Türkler. Bursa: Ekin Basım Yayın Dağıtım.
Bahtiyar Aydın
Yeliz Kılıçaslan

