TARİHÎ BELGELER IŞIĞINDA DİYARBAKIR AKKOYUNLU TÜRKMENLERİNİN GÖÇ VE İSKÂN COĞRAFYASI

Bu gün, 10:04           
TARİHÎ BELGELER IŞIĞINDA DİYARBAKIR AKKOYUNLU TÜRKMENLERİNİN GÖÇ VE İSKÂN COĞRAFYASI
Kıymetli dostlar, tarih bir hissiyat veya faraziye sahası değildir; tarih, arşiv belgelerinin ve vesikaların konuşması gereken ciddi bir ilim dalıdır. Yıllarını Osmanlı tahrir defterlerine, mühimme kayıtlarına ve iskân belgelerine adamış bir tarihçi olarak her zaman tek bir hakikati müdafaa ettim: Belgeler ne diyorsa, gerçek odur.
Tarihî süreç incelendiğinde, Doğu ve Güneydoğu Anadolu coğrafyasının, bilhassa da Diyarbakır ve çevresinin kadim bir Türkmen yurdu olduğu gerçeğiyle karşılaşırız. 15. yüzyılda bölgede büyük bir medeniyet kuran Akkoyunlu Devleti'nin ana gövdesini, Oğuzlar'ın Bayındır, Döğer, Avşar, Çepni gibi yirmi dört boyuna mensup konar-göçer Türkmen aşiretleri teşkil ediyordu. Ancak Akkoyunlu Devleti’nin yıkılışı ve bölgedeki Safevi (Şah İsmail) baskısının artmasıyla birlikte, Diyarbakır merkezli bu muazzam Türkmen nüfusu büyük bir demografik kırılma yaşamıştır.
Devletin resmî kayıtları (Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki Tahrir Defterleri) incelendiğinde, bu konar-göçer unsurların buhar olup uçmadığı; belirli siyasî, askerî ve sosyolojik sebeplerle üç ana istikamete dağıldığı açıkça görülmektedir.
Osmanlı İmparatorluğu'nun bölgeye hâkim olmasından sonra, Diyarbakır Akkoyunlu Türkmen bakiyelerinin yöneldiği tarihî rotaları üç temel başlık altında izah etmek mecburiyetindeyiz:
1. Batı ve İç Anadolu'ya Yönelik Merkezî İskân Politikaları
Akkoyunlu Devleti’nin ortadan kalkmasının akabinde, Doğu Anadolu Bölgesi ciddi bir Safevi propagandasının ve Kızılbaş hareketliliğinin tesiri altında kaldı. Osmanlı Devleti, hem Doğu Anadolu sınır güvenliğini temin etmek hem de konar-göçer aşiretleri vergilendirip kontrol altında tutabilmek amacıyla "İskân Siyaseti" uyguladı.
Diyarbakır ve civarındaki Akkoyunlu bakiyesi olan büyük Türkmen boyları (özellikle Bozulus Türkmenleri konfederasyonu içerisinde yer alan oymaklar), planlı bir şekilde Orta ve Batı Anadolu coğrafyasına (Aydın, Saruhan/Manisa, Karesi/Balıkesir, Ankara, Konya, Sivas ve Kayseri) sevk edilmiştir. Osmanlı tahrir defterlerindeki “Diyarıbekir Yörükleri” veya “Akkoyunlu Ekradı/Türkmeni” kayıtları bu boyların izini sürmemizi sağlar. Bugün Ege ve İç Anadolu bölgelerindeki pek çok köy ve kasabanın kurucu unsurları, aslen Diyarbakır kökenli olan ve göç ettirildikleri yerlerde öz kimliklerini muhafaza eden bu Akkoyunlu aileleridir.
2. Güneydoğu Anadolu'da Kalarak Zamanla Lisanen Değişen Aşiretler (Sosyolojik Asimilasyon)
Araştırmalarımda en çok üzerinde durduğum ve arşiv vesikalarıyla ortaya koyduğum husus burasıdır. Diyarbakır ovasında ve karasal bölgelerde kalmaya devam eden Akkoyunlu Türkmen oymaklarının bir kısmı, coğrafi yalıtılmışlık, mezhepsel dinamikler, bölgedeki nüfus dengeleri ve aşiret içi evlilikler (akrabalık ilişkileri) neticesinde zamanla dil değiştirmiştir. Tarih literatüründe ve Osmanlı arşivlerinde bu duruma dair çok çarpıcı iki misal mevcuttur:
Karakeçili Aşireti Örneği:
Ertuğrul Gazi ve Süleyman Şah’ın yoldaşı olan, özbeöz Oğuz/Kayılı boyuna mensup Karakeçili Türkmenleri, Osmanlı devlet politikası gereği Urfa Siverek ve Diyarbakır civarına yerleştirilmiştir. Bugün bu aşiretin İç Anadolu’daki kolları (örneğin Kırıkkale Karakeçilileri) tamamen Türkçe konuşup Türkmen kimliğini muhafaza ederken; Diyarbakır-Siverek hattında kalan kolları, bölgedeki baskın sosyolojik yapı ve aşiret ilişkileri sebebiyle zamanla Türkçe lisanını unutmuş ve Kürtçe konuşmaya başlamıştır. Lakin lisanen değişmiş olmaları, soylarının Türkmen olduğu gerçeğini değiştirmez.
Türkan (Türkiş) Aşireti:
Kelime manası doğrudan doğruya "Türkler" anlamına gelen bu aşiret, Akkoyunlu Devleti’nin Diyarbakır ve çevresindeki asli askeri gücünü oluşturmaktaydı. Coğrafi şartlar ve asırlar süren yalnızlaşma neticesinde bölgedeki Kürt aşiret yapılarıyla entegre olmuşlar, zamanla Kürtleşmişlerdir. Ancak Osmanlı şecereleri ve vergi kayıtları incelendiğinde bu aşiretin kökeninin Oğuz nesli olduğu gün gibi ortadadır.
3. İran ve Azerbaycan Coğrafyasına (Safevi Topraklarına) Göçler
Akkoyunlu Türkmenlerinin bir kısmı ise siyasî ve ideolojik bağlar sebebiyle doğuya yönelmiştir. Devletin yıkılma sürecinde ve sonrasında, Akkoyunlu saray bürokrasisinden, askeri elitlerinden ve Safevi tarikatına sempati duyan Türkmen boylarından önemli kitleler Tebriz, Karabağ, Revan ve Horasan bölgelerine göç etmişlerdir. Bu topluluklar, Şah İsmail’in kurduğu Safevi Devleti’nin kurucu askeri unsurları (Kızılbaş boy federasyonları) arasında yer alarak Azerbaycan ve İran coğrafyasının Türk yurdu haline gelmesinde mühim bir rol oynamışlardır.
Netice itibarıyla; Diyarbakır Akkoyunlu Türkmenleri tarih sahnesinden birdenbire kaybolmamış, coğrafi ve siyasi mecburiyetler neticesinde üç farklı kadere dağılmışlardır: Bir kısmı Batı ve İç Anadolu'ya göç ederek Türkmen kimliğini ve dilini aynen korumuş, bir kısmı İran ve Azerbaycan topraklarına giderek oradaki Türk varlığına eklemlenmiş, Diyarbakır'da kalmayı tercih eden mühim bir kısmı ise asırlar süren sosyolojik süreçlerin neticesinde lisanen Kürtleşmiştir.
Bizim vazifemiz, kimseyi itham etmek veya dışlamak değildir. Bizim yegâne gayemiz, arşivlerdeki hakikatleri gün yüzüne çıkararak milletimize kendi asıl şeceresini ve tarihî kökenlerini belgelerle hatırlatmaktır. Tarih bize gösteriyor ki, lisanlar değişebilir ama arşivdeki vesikalar asla yalan söylemez.
Kaynaklar
Halaçoğlu, Yusuf, Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650) (6 Cilt), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 2009. (Bu dev eser, 250'den fazla Osmanlı Tahrir Defteri'nin incelenmesiyle 20 yılda hazırlanmış ve Diyarbakır dâhil tüm Anadolu'daki 41 binden fazla aşiretin kökenini ortaya koymuştur).
Halaçoğlu, Yusuf, Osmanlı İmparatorluğu'nda İskân Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1988. (Akkoyunlu bakiyesi Bozulus Türkmenlerinin Batı ve İç Anadolu'ya sürgün ve iskân süreçlerinin resmi belgeleridir).
Sümer, Faruk, Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatı, Destanları, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul, 1999. (Akkoyunlu devletini kuran boyların Diyarbakır ve Tebriz eksenli hareketlerini inceleyen temel eserdir).
Akkoyunlu Türk Budunu














Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]