PELASK-ETRUSK YAZITLARI VE TÜRKÇENİN TARİHİ DERİNLİĞİ

5-08-2026, 11:14           
PELASK-ETRUSK YAZITLARI VE TÜRKÇENİN TARİHİ DERİNLİĞİ
Pelasglar ve Etrüskler, Akdeniz havzasının en gizemli kadim Türk halkları arasında yer alır. Dil bilimci Prof. Dr. Firudun Celilov’un araştırmaları, bu toplulukların dilleri ile Türk dili arasındaki yapısal ve sözcüksel bağları ortaya koymaktadır. Özellikle Lemnos (Lemni) adasında bulunan ve milattan önce 7. yüzyıla tarihlenen yazıtlar, Türk yazı dilinin ve kültürünün sanılandan çok daha eski dönemlere uzandığını kanıtlayan en önemli belgelerden biridir.
Dil Bilimsel Kanıtlar ve Pelasg Dilindeki Türkçe İzler
Kadim kaynaklarda "göçeri kuş" anlamına gelen "pelasklara lelek (leylek)" denmesi, bu topluluğun hareketli ve göçebe/göçmen doğasını simgeler. Dil bilimsel veriler incelendiğinde, Pelasg dilinde yer alan birçok temel kelimenin doğrudan Türkçe ile örtüştüğü görülür. Örneğin, Pelasg dilindeki "tepe" sözcüğü, hem ses hem de anlam bakımından özbeöz Türkçe bir kelimedir. Bu tür yalın ve temel coğrafi terimlerin ortaklığı, diller arasındaki geçici bir alışverişten ziyade, kökensel bir bağa veya derin bir etkileşime işaret eder.
Lemnos Yazıtı ve Etrüsk Alfabesi İlişkisi
Yaklaşık 2700 yıl önce (M.Ö. 7. yüzyıl) kaleme alınan Lemnos (Lemni) yazıtı, Pelasg-Etrüsk alfabesiyle yazılmıştır. Batılı ana akım tarihçiler tarafından uzun süre "çözülemeyen dil" olarak kategorize edilen bu metinler, Türk dili ve runik alfabesi temel alınarak incelendiğinde anlam kazanmaktadır. Firudun Celilov’un çalışmalarında vurguladığı üzere, Lemnos yazıtındaki harf karakterleri ve morfolojik yapı, eski Türk yazıtlarındaki damgalarla büyük benzerlik gösterir. Metin okunduğunda, kelimelerin Türkçe köklerle ve erken dönem Türk inanç sistemiyle doğrudan bağlantılı olduğu açıkça görülmektedir.
Pelasg ve Etrüsk dillerindeki Türkçe unsurlar ile Lemnos yazıtının Türkçe açıklanabilmesi, ön-Türk tarihinin coğrafi sınırlarını Avrasya bozkırlarından Doğu Akdeniz ve Ege adalarına kadar genişletmektedir. Prof. Dr. Firudun Celilov’un bu bilimsel tespiti, Türkçenin sadece bir konar göçer dili olmadığını, milattan yüzyıllar önce Akdeniz medeniyetlerinin yazı dilini şekillendiren köklü bir uygarlık dili olduğunu gözler önüne sermektedir.
KAYNAK:
Celilov, Firudun – Etrusk-Türk Bağları ve Dokuz Bitik serisi araştırmaları.
Firudin Celilov
Yeliz Kılıçarslan












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]