Türk Dünyası Feminizmle Sıkıştı mı?

Bu gün, 08:04           
Türk Dünyası Feminizmle Sıkıştı mı?
Gelenek, İslam hukuku ve Batı’dan gelen ölçüler arasında kadın meselesini yeniden düşünmek
Türk toplumları bugün yalnızca “kadının toplumdaki yeri” sorusuyla karşı karşıya değil. Daha derinde başka bir soru var:
Kadın haklarını hangi ölçüyle değerlendireceğiz?
Binlerce yıllık Türk kültürünün mirası mı? İslam’ın tarih boyunca oluşturduğu aile ve toplum anlayışı mı? Yoksa büyük ölçüde Avrupa ve Amerika’da şekillenen modern feminizmin kavramları mı?
Mesele tam da burada karmaşıklaşıyor.
Çünkü Türk toplumlarının geçmişi, ne bugünkü Batı feminizminin aynısıdır ne de kadını tamamen ikincil konuma iten basit bir “gelenek” hikâyesidir.
Eski Türk toplumlarında kadın: Ne özgürlük masalı ne de ezilmişlik hikâyesi
Türk tarihine bakıldığında kadının aile ve toplum içerisinde görünür olduğu pek çok örnekle karşılaşılır.
Türk devlet geleneğinde kadınların siyasi ve diplomatik roller üstlendiğine, hükümdarların eşlerinin ve annelerinin devlet işlerinde etkili olduğuna dair tarihî örnekler vardır. “Hatun” makamı bunun sembollerinden biridir.
Bu durum, eski Türk toplumunun modern anlamda feminist olduğu anlamına gelmez.
Zaten geçmiş toplumları bugünün kavramlarıyla ölçmek de yanıltıcıdır.
Ancak şu soruyu sormak yine de mümkündür:
Kadının toplumda görünür ve etkin olması için mutlaka modern Batı feminizminin ortaya çıkması mı gerekiyordu?
Cevap hayır olabilir.
Türk kültürünün kendi tarihî tecrübesi, kadın ve erkeğin toplumsal sorumluluklarını birlikte taşıdığı bir anlayış için önemli bir kaynak sağlayabilir.
Fakat burada romantik bir geçmiş anlatısına da kapılmamak gerekir.
Eski Türk toplumları da bugünkü anlamda kadın-erkek eşitliğini savunan toplumlar değildi. Savaş, aile, miras, evlilik ve toplumsal roller bakımından dönemlerine özgü hiyerarşiler ve sınırlamalar vardı.
Dolayısıyla geçmişi ne “altın çağ” ilan etmek ne de bütünüyle küçümsemek gerekir.
Sonra İslam geldi: Yeni bir hukuk ve aile düzeni
Türk toplumlarının İslamlaşmasıyla birlikte yalnızca bir din değişimi yaşanmadı.
Hukuk, aile, miras, evlilik, boşanma, toplumsal roller ve ahlak anlayışında da önemli dönüşümler meydana geldi.
Burada önemli bir ayrım yapmak gerekiyor:
İslam ile tarih boyunca Müslüman toplumlarda uygulanmış hukuk ve gelenek aynı şey değildir.
Şeriat, fıkıh, yerel örf ve devlet uygulamaları farklı tarihsel katmanlardır.
Türk toplumları da İslam’ı kendi kültürel dünyaları içinde yorumladılar. Orta Asya’dan Anadolu’ya, İran coğrafyasından Kafkasya’ya kadar aynı din farklı toplumlarda farklı geleneklerle birleşti.
Dolayısıyla bugün “İslam kadını şöyle görür” diye tek cümlelik hükümler vermek tarihsel gerçeği fazlasıyla basitleştirir.
Fakat aynı şekilde, dinî hukuk içerisinde kadın ve erkek için farklı sorumluluk ve roller öngören hükümlerin bulunduğunu inkâr etmek de meseleyi çözmez.
Asıl tartışma burada başlar:
Bin yıl önce belirli bir toplumsal yapı içerisinde anlam kazanan hükümler, modern ulus devlet ve vatandaşlık düzeninde nasıl yorumlanmalıdır?
Bu soru yalnızca dinî değil, aynı zamanda hukuki ve siyasi bir sorudur.
Batı feminizmi geldiğinde başka bir ölçü ortaya çıktı
Modern feminizm ise başka bir tarihsel ortamın ürünüdür.
Avrupa ve Amerika’da kadınların eğitim, mülkiyet, oy hakkı, çalışma hayatı, hukuki kişilik, siyasi temsil ve bedenleri üzerindeki kararları konusunda verdikleri mücadeleler, modern kadın hakları düşüncesinin önemli bir bölümünü oluşturdu.
Bu hareketlerin Türk toplumlarına önemli katkıları olmuştur.
Kadının eğitim hakkı, çalışma hayatına katılması, şiddetten korunması, hukuki kişiliğinin güçlendirilmesi ve siyasette temsil edilmesi gibi meseleler bugün yalnızca “Batı’nın değerleri” olarak görülmek zorunda değildir.
Bunların önemli bir kısmı doğrudan insan onuru ve bireysel haklar meselesidir.
Fakat sorun, feminizmin her kavramının her topluma hiçbir değişiklik yapılmadan aktarılabileceği varsayımında ortaya çıkar.
Çünkü toplumların aile yapıları, dinî inançları, tarihleri ve kültürel kodları birbirinden farklıdır.
Peki Batı feminizmi Türk toplumuna uyar mı?
“Evet” veya “hayır” demek kolaydır.
Asıl zor olan, neyinin uyduğunu ve neyinin uymadığını ayırabilmektir.
Örneğin kadının eğitim görmesi, ekonomik hayata katılması, şiddetten korunması ve hukuk karşısında birey olarak eşit kabul edilmesi gibi taleplerin Türk kültürüyle zorunlu olarak çatıştığını söylemek güçtür.
Hatta bunların bir kısmı Türk toplumunun kendi modernleşme tarihinde de zaten ortaya çıkmıştır.
Buna karşılık aile, evlilik, annelik, erkeklik, cinsellik ve bireysellik konularındaki bazı radikal Batılı yaklaşımlar Türk toplumunda ciddi tartışmalar yaratabilir.
Burada mesele “Türkler geri kaldı, Batı ilerledi” şeklinde kurulursa tartışma daha başlamadan kaybedilir.
Çünkü bir toplumun kendi kültürel devamlılığını korumak istemesi otomatik olarak kadın düşmanlığı değildir.
Ama bunun tersi de doğrudur:
“Bizim geleneğimiz böyle” demek, bir uygulamanın adil olduğunu kendiliğinden kanıtlamaz.
Gelenek de sorgulanabilir.
Asıl tehlike: Kadını iki farklı ideolojinin sembolüne çevirmek
Bugün Türk dünyasında kadın bazen iki farklı projenin sembolü hâline getiriliyor.
Bir tarafta:
“Modernleşmek istiyorsak Batı’nın kadın modelini benimsemeliyiz.”
Diğer tarafta:
“Geleneklerimizi korumak istiyorsak kadın eski aile düzenine dönmelidir.”
Oysa kadın bir toplum mühendisliği projesinin nesnesi değildir.
Kadın, kendi hayatı hakkında karar verebilen bireydir.
Bu nedenle mesele yalnızca “Batı mı, gelenek mi?” sorusuyla çözülemez.
Daha önemli soru şudur:
Türk toplumları kendi tarihinden, İslamî mirasından ve modern insan hakları anlayışından neyi alıp nasıl bir kadın-erkek ilişkisi kurmak istiyor?
Ne Batı’yı kopyalamak ne geçmişi kutsamak
Belki de Türk dünyasının ihtiyacı yeni bir “yerli feminizm” tartışmasıdır.
Yazar
Efsane Afşar Sayınqala
TEREF












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]