SAKALARDAN GÜNÜMÜZE TÜRK TARİHİNDE HATUN VE KADIN GÜCÜ VİDEO

Bu gün, 09:14           
SAKALARDAN GÜNÜMÜZE  TÜRK TARİHİNDE HATUN VE KADIN GÜCÜ VİDEO
Türk kültür tarihinin ve devlet yapılanmasının en köklü unsurlarından biri, kadına ve özellikle "Hatun" (Katun) unvanıyla anılan yönetici kadın figürüne verilen kurumsal değerdir. Birçok antik medeniyette kadının hukuki ve sosyal statüsü oldukça sınırlıyken, Türk devlet geleneğinde Hatun; yalnızca hükümdarın eşi olarak kalmamış, kendi askeri, hukuki ve diplomatik yetkileri bulunan siyasi bir aktör olarak kabul edilmiştir. Dilimize Soğdca veya antik Hotan Sakacasından geçtiği değerlendirilen bu unvan, Türk bozkır kültürünün eşitlikçi yapısıyla birleşerek kurumsal bir meşruiyet zeminine oturmuştur. Bu metinde, Sakalar (İskitler) döneminin az bilinen diğer kadın kahramanlarından başlayarak günümüz Türkiye Cumhuriyeti'ne kadar geçen süreçte "Hatun" kavramının ve Türk kadınının toplumsal-siyasi dönüşümü kronolojik olarak incelenecektir.
1. Sakalar (İskitler) Dönemi ve Bozkırın Savaşçı Kadınları
Saka (İskit) toplumu, kadının askeri ve siyasi alanda erkekle tam bir eşitlik içinde at koşturduğu, tarihin en benzersiz medeniyetlerinden biridir. Antik Yunan kaynaklarında "Amazonlar" olarak efsaneleştirilen ve aslen Samsun Terme (Themiskyra) merkezli olarak Karadeniz'den Orta Asya'ya kadar geniş bir coğrafyada iz bırakan bu korkusuz kadınlar, aslında İskit/Saka kadınlarının ta kendisidir.
Tomris Hatun:
MÖ 6. yüzyılda kocasının vefatından sonra Massaget-Saka konfederasyonunun başına geçen, tarihin bilinen ilk kadın hükümdarıdır. Pers İmparatoru Büyük Kiros'un istilacı ordusunu Turan taktiğiyle bozguna uğratarak dize getirmiş ve adını dünya tarihine altın harflerle yazdırmıştır.
Kraliçe Tirgatao:
Sakaların bir diğer güçlü kadın figürü olan Tirgatao, maruz kaldığı siyasi ihanetlere karşı kendi ordusunu toplayarak amansız bir mücadeleye girişmiş, askeri ve stratejik dehasıyla bozkırda otoritesini kabul ettirmiştir.
Kraliçe Amage:
Eşinin pasif yönetimi nedeniyle devlet idaresini fiilen eline alan Amage, adaletli yönetimi, diplomatik hamleleri ve komşu kavimlerin baskılarına karşı bizzat ordunun başında kazandığı askeri zaferlerle tanınan bir Saka kraliçesidir.
Kırkkızlar Destanı ve Toplumsal Yapı:
Saka kültüründe kadınlar, kompozit yay teknolojisini kusursuz kullanarak erkeklerin kas gücü avantajını sıfırlamışlardır. Herodot'un kayıtlarına ve modern kurgan (mezar) kazılarına göre, Saka kadınları düşman öldürmeden evlenmez, zırhları ve silahlarıyla gömülürlerdi. Anadolu'dan Türkistan'a uzanan Kırkkızlar efsaneleri, bu bağımsız ve savaşçı Saka kadın ordularının kültürel mirasıdır. ]
2. İslamiyet Öncesi Türk Devletleri (Hunlar, Göktürkler, Uygurlar)
Sakalardan devralınan bu kutlu miras, sonraki büyük Türk imparatorluklarında kurumsallaşmıştır. Hun ve Göktürk devletlerinde Hatun, kağan ile birlikte devletin ortak yöneticisi konumundaydı.
Kurultay ve Yönetim: Hatunlar, devletin karar mekanizması olan Kurultay’a (Toy) katılır ve hakanla yan yana tahta otururlardı.
Diplomasi ve Hukuk:
Yabancı elçileri tek başlarına veya kağanla birlikte kabul ederlerdi. Ülkede çıkarılan bir fermanın geçerli olabilmesi için mutlaka "Kağan ve Hatun buyuruyor ki..." ifadesiyle imzalanması şarttı.
3. İslamiyet Sonrası Türk-İslam Devletleri (Karahanlılar, Selçuklular, Harizmşahlar)
Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra da "Hatun" unvanı siyasi ağırlığını korumuştur. Büyük Selçuklu Devleti'nde Altuncan Hatun ve Terken Hatun gibi figürler; kendilerine ait özel askeri birlikleri, divanları ve ikta gelirleri bulunan, gerektiğinde ordunun başına geçerek taht kavgalarına müdahale eden çok güçlü siyasi aktörler olarak tarih sahnesinde yer almışlardır.
4. Osmanlı İmparatorluğu Dönemi
Osmanlı'nın kuruluş döneminde Malhun Hatun ve Nilüfer Hatun gibi isimler, eski Türk devlet geleneğindeki saygınlıklarını korumuşlardır. Ancak imparatorluğun büyümesi, yerleşik hayata geçilmesi ve çevre kültürlerin saray geleneklerinin etkisiyle "Hatun" unvanının siyasi ağırlığı biçim değiştirmiş; yerini "Valide Sultan" ve "Haseki Sultan" gibi kavramlara bırakmıştır. Klasik dönemde saray kadınları devlet yönetiminde arkadan arkaya büyük güç kazansalar da halk tabanındaki kadınların görünürlüğü sınırlanmıştır.
5. Cumhuriyet Dönemi ve Modern Türk Kadını
yüzyılın başlarında, cephede mermi taşıyan Nene Hatun ve Şerife Bacı gibi kahramanlar, Hatun unvanının "vatanı koruyan asil kadın" ruhunu yeniden canlandırmıştır. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte Mustafa Kemal Atatürk, Türk kadınına hak ettiği modern statüyü kazandırmıştır. 1926 tarihli Türk Medeni Kanunu ile kadın-erkek eşitliği yasal güvenceye alınmış; 1930 ve 1934 yıllarında verilen seçme ve seçilme haklarıyla Türk kadını, bin yıl sonra yeniden devlet yönetiminde meşru ve çağdaş bir şekilde söz sahibi olmuştur.
Sakalardan günümüze uzanan tarihi süreç incelendiğinde, "Hatun" kavramının salt bir hitap şekli değil, Türk devlet felsefesinin ve toplumsal yapısının cinsiyet eşitliğine dayalı özgün bir yansıması olduğu görülür. Bozkırda kraliçeler olarak ordu yöneten, ok atan ve kurultayda hakanla yan yana oturan Türk kadını, zaman zaman kültürel ve coğrafi etkilerle siyasi gücünü kaybetmiş gibi görünse de milli mücadele döneminde yeniden küllerinden doğmuştur. Bugünün modern Türkiye'sinde kadınlar; iş hayatında, bilimde, sanatta ve siyasette kazandıkları haklarla antik çağdaki "Hatun" asaletini ve yönetim gücünü çağdaş bir kimlikle sürdürmeye devam etmektedir.
Kaynaklar
TDV İslâm Ansiklopedisi - "Hatun" Maddesi (Cilt: 16, Sayfa: 489-491)
Vikipedi - "Hatun" ve "Amazonlar" Maddeleri
Arkeofili - "Yunan Efsanelerine Konu Olan Amazonlar Gerçek miydi?" (Kurgan Kazıları ve İskit Kadınları) [Arkeofili].
Dünya Tarihi Ansiklopedisi - "İskit Kadınları" Maddesi [World History Encyclopedia].
Elçiçeği, B. (2025). "Atatürk'ün Gözünde Kadın Olmak: Geçmişten Günümüze Toplumsal Hayatta Kadının Yeri ve Önemi", Batı Anadolu Eğitim Bilimleri Dergisi, 16(1), 1034-1060 [DergiPark].
Prof. Dr. Bahaeddin Ögel - "Türk Mitolojisi" ve "Türklerde Devlet Notları" Serisi.
Bahtiyar Aydın













Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]