Barak Türkmenlerin sürgün yollarında ıyaşadıkları

17-09-2026, 07:54           
Barak Türkmenlerin sürgün yollarında ıyaşadıkları
Ben Barak Türkmenlerine mensup biriyim devşirme atalarınızı sevmek zorunda değilim Osmanlı İmparatorluğu, Barak Türkmenleri’ni 1691 yılında çıkarılan resmi bir padişah fermanıyla, askeri güç kullanarak ve isim isim defterlere kaydederek Suriye’nin Rakka bölgesine zorunlu sürgüne (iskâna) tabi tutmuştur.
Bu tarihi olay, Osmanlı belgelerinde "Rakka İskânı" olarak geçmektedir.Osmanlı Devleti'nin Barak Türkmenleri'ni yurtlarından sökerek çöle sürme süreci şu şekilde operasyonel hale getirilmiştir:
1. Ferman Çıkarılması ve İsim İsim Kayıt Sivas, Yozgat ve Kırşehir civarında konar-göçer yaşayan Barak Türkmenleri, yerleşik köylere zarar verdikleri gerekçesiyle şikayet ediliyordu. Dönemin Osmanlı yönetimi, hem bu asayiş sorununu çözmek hem de güney sınırlarını (Halep-Rakka hattını) çölden gelen yağmacı Arap Bedevi aşiretlerine karşı korumak için bir karar aldı. Devlet, "Mühimme Defterleri" adı verilen resmi kayıtlara Barak aşiretlerinin çadır sayılarını, reislerini ve nüfuslarını tek tek kaydetti ve haklarında kesin sürgün fermanı çıkardı.
2. Ordunun Devreye Girmesi ve Zorunlu Sevk Barak Türkmenleri, alıştıkları Anadolu yaylalarından ayrılmak istemeyerek fermana direndiler. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, Kadıoğlu Yusuf Paşa komutasındaki eyalet askerlerini ve merkezi ordu birliklerini aşiretin üzerine gönderdi. Askeri baskı, silah zoru ve aşiret liderlerinin rehin alınması gibi yöntemlerle binlerce çadırdan oluşan Barak nüfusu, bugünkü Şanlıurfa Akçakale’nin güneyindeki Culab (Belih) Nehri yatağına ve Rakka çöllerine doğru zorla yürütüldü.
3. Çöl Hapishanesi: Doğal ve Askeri Kuşatma Osmanlı, sürgün ettiği Barakları sadece bölgeye yerleştirmekle kalmadı; etraflarını kontrol altında tuttu. Türkmenler burada iki büyük ateş arasında kaldı:
Çöl İklimi: Anadolu’nun serin havasına alışkın olan Baraklar, Rakka’nın kavurucu sıcağında sıtma ve salgın hastalıklardan kırıldı.
Planlı Çatışmalar: Bölgenin hakimi olan Anaza ve Şammar gibi Arap aşiretleri ile Barak Türkmenleri arasında su kuyuları ve toprak için çok kanlı savaşlar yaşandı. Osmanlı yönetimi, bu iki savaşçı gücün birbirini kırmasını uzaktan izleyerek bir taşla iki kuş vurmayı hedefledi.
4. Firarlar ve Amansız İnsan Avı Çölde yok olmak istemeyen Barak Türkmenleri, Feriz Bey önderliğinde geceleri çadırlarını sökerek gizlice kuzeye, Anadolu’ya doğru kaçtılar. Ancak Osmanlı Devleti bu kaçışları "devlete isyan" saydı ve "Aşiret Müfettişleri" görevlendirdi. Sivas ve Çukurova dağlarına kaçan Türkmenler askerler tarafından tek tek avlandı. Yakalanan aileler zincirlere vurularak, mallarına el konularak defalarca ve zorla yeniden Rakka çöllerine geri sürüldü.
Sürgünün Sonu: Fırat'ı Geçiş ve Barak OvasıBu amansız sürgün ve kaçış döngüsü yıllarca sürdü. Barak Türkmenleri, çöle dönmektense ölmeyi göze alarak askeri hatları yardılar ve Fırat Nehri'ni batıya doğru geçmeyi başardılar. Bugün Gaziantep’in Nizip, Karkamış ve Oğuzeli ilçelerini kapsayan topraklara sığındılar. Osmanlı Devleti, bu inatçı direniş karşısında en sonunda pes etti; düzenli vergi vermeleri ve tarım yapmaları şartıyla onların bu bölgede (bugünkü Barak Ovası'nda) kalmalarına izin vererek sürgün politikasını sonlandırdı.Barak Türkmenleri'nin bu amansız sürgün yollarında yaşadığı acıları günü gününe şiirlerine aktaran aşiret ozanı Dedemoğlu'nun tarihi şiirlerini ve feryatlarını incele istersen.
Aydın Çimen












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]