Sonra torbanın üzerine “ALEVİLER” yazmışlar.
15-09-2026, 16:14

Bir torba oluşturmuşlar: Kızılbaşları, Bektaşileri, Kalenderîleri, Haydarîleri, Vefâîleri, Babaîleri, Bedreddinîleri; Tahtacıları, Yörükleri, Türkmenleri, Çepnileri, Abdalları, Tekelileri, Avşarları; Rêya Heq, Ehl-i Hak, Hakikatçiler, Yâresan, Kakai, Êzidî, Işıkçılar, Işık İnsanları; Şiileri, Caferileri, İsmailileri, Nusayrileri ve daha birçok farklı İslam içi ve dışı topluluğu içine doldurmuşlar.
Sonra torbanın üzerine “ALEVİLER” yazmışlar.
Tarihleri, öğretileri, ritüelleri, Tanrı anlayışları ve başta İslam olmak üzere dinlerle ilişkileri birbirinden farklı olan, birçoğu dinlerden ve İslam’dan uzak bu toplulukları tek bir kimlik altında toplamışlar.
Pirlerin ve Anaların ışığında, evreni, doğayı ve insanı merkeze alan; tüm insanlığı kucaklayan; sınırsız, sınıfsız, bayraksız, sömürüsüz, eşitlikçi ve paylaşımcı Rıza Şehri’ni, insanın kendi özünü dara çekerek olgunlaştığı kâmil insanı hedefleyen; sevgi temelli; yaradılışı değil varoluşu, uhrevi olanı değil bu dünyadaki yaşamı esas alan öğretimizle Hakikatçı Aleviler olarak bu torbanın içinden çıkıp kendi Yolumuzu ve kimliğimizi ortaya koyduğumuzda “Ali’siz Alevi”, “bölücü”, “Ermeni”, “komünist”, “dış güçlerin piyonu” olmakla suçlanıyoruz.
Bizim mücadelemiz bir ayrışma yaratmak değil; üzerimize geçirilmiş kimliklerden, İslamileştirmeden, baskıdan, inkârdan, dayatmalardan ve asimilasyondan arınarak kendi özümüzü görünür kılmaktır. Bize benzeyenlerle buluşmak, farklı olanların farklılığını kabul ederek kendi Yolumuzu kendi kavramlarımızla ortaya koymaktır.
Kimsenin Yolunu kendimize benzetmek istemiyoruz. Biz de başkalarının Yoluna benzetilmek istemiyoruz.
Bu sayfayı takip eden ve yorum yapan canların Aleviliğe ilişkin birbirinden oldukça farklı yaklaşımları var. Bu çeşitlilik içinde, tarih boyunca Aleviliğin içine taşınmış ve zamanla Aleviliğin özüymüş gibi benimsenmiş İslam, Ehl-i Beyt, Şia ve benzeri anlayışların izlerini açıkça görüyoruz. Asimilasyonun ne kadar derine işlediğini de burada görmek mümkün.
Sorun birbirimizi dışlamak değil; bize ait olanla tarih içinde üzerimize geçirilenleri ayırt edebilmek. Asimilasyon yalnızca dışarıdan dayatılmıyor; sorgulamadan kabul edilip kendi özümüz sanıldığında içeriden de yeniden üretiliyor.
Bu nedenle önce kendimizi dara çekmeli; bize öğretileni, doğru bildiğimizi ve bize ait olduğunu sandığımızı sorgulamalıyız.
Sadece SORGULA...
İnsan Doğa Evren

