İ S T İ L A / S E N U Y U R K E N

2-10-2026, 10:04           
İ S T İ L A  /  S E N   U Y U R K E N
Haham Mondahay Sevi'nin ailesi 1492 yılında İspanya'dan kaçarak Osmanlı'nın izniyle İzmir'e sığınan Safarat yahudisidir.
Kara Menteş Oğlu Sabetay Sevi İzmir'in Agora semtinde doğdu. (7 Temmuz 1626)
Haham olarak yetişen Sevi, Tevrat'ın gizemli yorumlarını oluşturan Kabbala Tarikatı akımına kapıldı. Sakal bıraktı, özel kıyafet giydi. Etrafına topladığı müritleriyle birlikte Sofanim Zikirleri yapmaya başladı.
Halka halinde yaptığı "Yod - He - Vav Zikirleri" sonucu vecde gelerek kendisinin kıyamet için gönderilen Mesih olduğunu ilan etti.
Mesih kisvesine bürünerek ondokuz yaşından itibaren İzmir Agaro'daki Portugal ve Galente Sinegoglarında salya sümük vaazlar vermeye başladı.
Not: Bu iki sinegogu Tuncay Özilhan ve İzmir Belediyesi restore etmiştir!
Yahudi inancına göre ahir zamanda MESİH gelecek, Kudüs merkezli Ortadoğu'da bir Yahudi devleti kuracak, dünya Yahudileri buraya taşınacaktır. Bu Mesih tutkusu Yahudiler arasında ruhsal bir hastalık şeklinde vardır.
Onların bu Mesih takıntısı Hristiyanlığa kıyamet zamanı İsa'nın gökten ineceğini, Müslümanlıkta Mehdi'nin zuhuru inancını oluşturdu. Her biri diğerinin birebir kopyasıdır.
Sabetay Sevi'nin kendini Mesih ilan etmesi (31 Mayıs 1665) bu üç dinin mensuplarını derinden etkiledi.
Selanik'in hemen ötesindeki Aynaroz Adası'nda İsa'yı bekleyen papazlar silahlandı. İstanbul, Bursa ve Konya'yı işgal edecek, Antakya üzerinden Kudüs'ü ele geçirecekler, İsa'nın Krallığı'nı kuracaklardı.
Yahudiler Filistin'e doğru göçe başladı. Müslümanlar da kıyamet kopacak diye çalışmayı bıraktı. Ülke genelinde hastalık ötesi bir toplumsal panik başladı.
Osmanlı Devleti ülke genelinde kargaşaya neden olan Sabetay Sevi'yi yakalayıp yargıladı. Sevi, tam idam edileceği sırada Kelime-i Şahadet getirerek ölümden kurtuldu. Arnavutluk'un Ürgüp şehrine sürgün edildi.
Kendilerini Mesih inancına ve Kudüs göçüne kaptırmış Yahudilerin çoğu Sevi'nin müslüman olduğunu öğrenince intihar etti. Bazıları da Sevi gibi Müslüman oldu ama gizliden gizliye Yahudi gibi yaşamaya devam etti.
Sevinin yaşantısını örnek alan İzmir, Selanik, Manisa, Çanakkale, Bursa, Edirne ve İstanbul başta olmak üzere ülkedeki yahudiler isimlerini değiştirdi. Türkçe isimler aldı.
Sabetay Sevi ölünce (1675) bir kısım yahudiler onun ölmediğine, bir başka bedende yaşadığına inandı.
Onun öldüğü gün, Selanikli karısı Ayşe'nin erkek kardeşinin (Kayınço) bir oğlu dünyaya geldi. Hiç vakit kaybetmeden Sevi'nin ruhunun bu çocukta yaşadığını ilan ettiler.
Ve Osmanlı coğrafyasında Karanlık Gölgelerin Gizli İşgali başladı...
Sevi'nin ruhunu taşıyan Yakop Kerido Abdullah Yakup adını alarak Kabbala kaynaklı, İslam görünümlü bir tarikat kurdu. Aynı Kabbala Zikirleri, aynı ritüellerle "La ilahe İllallah" zikrine dönüştü. Bu sinsi dönüşümden kimsenin haberi olmadı.
Korido Tarikatı'nın İlkeleri:
1--- Müslüman gibi yaşa, karanlıkta Yahudi gibi ol.
2 --- Türkler gibi tek kadınla evlen.
3 --- Sünnet ol ve bunu tören haline getir.
4 --- Müslüman kıyafetiyle yaşa.
5 --- Kendi ırkınla evlen.
6 --- Müslüman adını koy. Ama sadece Yahudilerin bildiği gizli bir Yahudi ismin olsun.
İsim, dil ve din değiştiren bu Yahudilerden bakanlar, başbakanlar, cumhurbaşkanları, rektörler, komutanlar, şeyhülislamlar, diyanet işleri başkanları, müftüler, imamlar, vaizler ve tarikat - cemaat liderleri çıktı...
7 --- Haftada bir gece toplan. Yahudi inancına uygun, müslüman görünümlü tarikat zikirleri yap.
8 --- Dünyalık her ne işin varsa bunu tarikat liderine danış, ondan olur ve dua al.
9 --- Çocuklarını Devlet ve Müslüman okullarında okut. Devlet kadrolarında yer al.
10 --- Tarikatın sırlarını kimseyle paylaşma...
Hz. Musa'ya gelen "On Emre" nazire olarak seçilen bu on ayrı özellikle Yahudiler hem Osmanlı coğrafyasında, hem de Türkiye Cumhuriyeti'nde I. sınıf vatandaş olarak yaşadı.
Bu Sabetay oluşum Tanzimat Fermanı'yla (1839) Osmanlının zayıflamasında, İttihat ve Terakki eliyle II. Abdülhamid'i tahtan indirerek (31 mart 1909) ülkenin çöküşünde baş rol oynadı.
Zamanla Sabetaylar, Karabaşiler ve Yakubiler olmak üzere ikiye bölündü. Yakubiler Selanik'i üst edinirken Osmanlı ve Cumhuriyet'in maliyesini, hariciyesini ve bürokrasisini ele geçirdi.
Karabaşiler de İzmir'i üst edinerek Türk sanayisinde söz sahibi oldu.
Şimdi nerede bunlar?
Hangi taşın altında, hangi dağın ötesinde, hangi karanlığın gölgesindeler?
İsmail YILMAZ












Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]