Bir Çerkes Kızı, Osmanlı Tahtını Kurtardı: Cevri Kalfa’nın Hikâyesi
30-09-2026, 11:24

1808’de Topkapı Sarayı’nda bir isyan çıktı. Şehzade Mahmud’un hayatı tehlikedeydi.
Onu kurtaran kişi, Çerkes asıllı bir harem kalfasıydı: Cevri Kalfa.
Kabakçı Mustafa İsyanı sonucu III. Selim tahttan indirilmiş, yerine IV. Mustafa padişah olmuştu. Bir yıl sonra, Rusçuk Âyanı Alemdar Mustafa Paşa, III. Selim’i tekrar tahta çıkarmak için İstanbul’a yürüdü. Saray kapısına dayandığında, IV. Mustafa kendisinin dışında tahta çıkabilecek olan III. Selim ve Şehzade Mahmud’un öldürülmesini emretti.
İsyancılar hareme kadar ilerledi. Önce III. Selim’i öldürdüler. Ardından Şehzade Mahmud’un peşine düştüler. Ama genç şehzade, Cevri Kalfa tarafından bir üst kata kaçırılmıştı.
Şehzadeyi korumak için harem ağaları Anber, Kasım ve Hafız İsa canlarını ortaya koydu. Kasım Ağa, merdiven başında beş dakika kadar kahramanca döğüştü ve ağır yaralandı.
İşte o anda sahnenin kahramanı Cevri Kalfa oldu. Uzun boylu, güçlü kuvvetli Çerkes kızı. Entarisinin eteklerini belindeki kuşağa sokmuş, başı açık ve yalın ayak... Bir elinde içi köz dolu bir kül çömleği vardı. Merdiveni çıkmaya başlayan katillerin yüzlerine avuç avuç kül saçmaya başladı. Bu şekilde beş dakika kadar zaman kazandı. O süre içinde Anber ve İsa Ağalar, Şehzade Mahmud’u “baca” denilen bir tepe penceresinden dama çıkarıp kaçırmayı başardı.
Şehzade Mahmud kurtuldu. Osmanlı tahtı kurtuldu. Kısa süre sonra II. Mahmud olarak tahta çıktı.
II. Mahmud, kendisini kurtaran bu kadını hiç unutmadı. Cevri Kalfa’yı Haremi Hümâyun Haznedarı olarak tayin etti. Onun için Sultanahmet yakınlarında bir sıbyan mektebi inşa ettirdi. Büyük Çamlıca’da bir köşk yaptırdı; buradan çıkan kaynak suyunu Cevri Kalfa suyu adıyla Üsküdar’a indirdi.
Cevri Kalfa, 1819-1820 yıllarında vefat etti. Nakşidil Sultan Türbesi’ne defnedildi.
Cherkes

