“Kaçma imkânım varken ülkeme kendim döndüm. O hâlde nasıl ‘kaçma şüphesi’ olabilir?”
23-09-2026, 08:44

Mehmet Eymür’ün MİT içinde en sert şekilde karşı karşıya geldiği isimlerin başında eski Müsteşar Şenkal Atasagun’un geldiği, Kaşif Kozinoğlu’nun ise bu listenin ikinci sırasında yer aldığı anlatılır.
Eymür, ABD’ye gittikten sonra faaliyete geçirdiği ATİN adlı internet sitesinde yayımlanan “MİT personelinden acı itiraflar” başlıklı bir yazıda Kozinoğlu için “Teşkilatın Yeşil’i” ifadesini kullanmıştı.
Kaşif Kozinoğlu, 10 Mart 2011’de “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçlaması ve “kaçma şüphesi” gerekçesiyle tutuklandı.
Tutuklama kararını veren hâkim Resul Çakır, Odatv ve Şike davalarının görüldüğü İstanbul 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nin başkanlığını yapmış, 2011 yılında Yargıtay üyeliğine seçilmişti. Çakır’ın 16 Temmuz 2016 akşamı Türkiye’den ayrıldığı da daha sonra gündeme gelecekti.
Kozinoğlu ise o günlerde Afganistan’da resmî görevdeydi.
Televizyon ve kendisine ulaşan haberlerden, Ergenekon soruşturması kapsamında arandığını öğrendi.
Anlatılanlara göre, çok yakından tanıdığı üst düzey bir CIA görevlisi kendisine:
“Türkiye’ye dönme, seni tutuklayacaklar. İstersen ABD’ye ya da başka bir ülkeye gidebilirsin.”
uyarısında bulundu.
Kozinoğlu’nun farklı ülkelerde rahatlıkla hareket edebilmesini sağlayabilecek imkânlara sahip olduğu, Afganistan, Özbekistan ve Bosna pasaportlarının bulunduğu ileri sürülüyordu.
Ancak onun cevabı netti:
“Ülkeme gideceğim ve aklanacağım. Benim hiçbir suçum yok.”
Kendisine bu uyarıyı yapan CIA görevlisinin, geçmişte Taliban’ın elinden yaralı hâlde kurtardığı üst düzey bir isim olduğu ve Kozinoğlu’na hayat borcu bulunduğu da anlatılan ayrıntılar arasındaydı.
Hatta CIA tarafından kendisine Dubai’ye götürülme seçeneği sunulduğu iddia edilmişti.
Fakat Kozinoğlu kaçmayı tercih etmedi.
Suçsuz olduğuna inanıyor ve Türkiye’ye dönerek ifade verip aklanmak istiyordu.
9 Mart 2011’de hâlâ Afganistan’daydı. Türkiye’ye dönüşü kolay olmadı. Afganistan’daki Türk Silahlı Kuvvetleri birliğinden yurda dönen Türk Hava Kuvvetleri’ne ait bir kargo uçağıyla uzun ve zorlu bir yolculuğun ardından ifade vermek üzere Ankara’ya ulaştı.
MİT’in desteğiyle havaalanından evine geçti ve eşine, çocuğuna kavuştu.
Kendisi yurt dışındayken evi aranmış, anlatılanlara göre herhangi bir suç unsuruna rastlanmamıştı.
Ertesi gün MİT Müsteşarı Hakan Fidan’la görüştü.
Edindiği izlenime göre ifadesi alınacak ve ardından serbest bırakılacaktı.
Kozinoğlu, daha sonra cezaevindeki koğuş arkadaşına ve Hasan Atilla Uğur’a da bu süreci defalarca anlattı.
Onu en fazla yaralayan konulardan biri ise kendi isteğiyle Türkiye’ye dönmesine rağmen tutukluluğuna yapılan itirazlara verilen kararlarda sürekli “kaçma şüphesi” ifadesinin yer almasıydı.
“Kaçmak isteseydim zaten dönmezdim” düşüncesiyle bu gerekçeye büyük tepki gösterdiği anlatıldı.
10 Mart 2011 günü avukatıyla birlikte savcı Zekeriya Öz’e ifade verdi.
İfade sırasında kendisine yöneltilen sorulardan birinin saçlarıyla ilgili olduğu, savcının:
“Saçın takma mı?”
diye sorduğu, Kozinoğlu’nun ise:
“Hayır, kendi saçım.”
cevabını verdiği aktarılır.
Dosyada şüpheli görülen şifreli veya kodlu telefon konuşmaları konusunda ise bunların görevi gereği MİT personeliyle gerçekleştirdiği görüşmeler olduğunu söyledi.
Odatv ile herhangi bir ilişkisinin bulunmadığını da ifade etti.
İfade sürecinde kendisine yöneltilen soruların ardından ciddi bir suçlamayla karşılaşmadığını düşündüğü için serbest bırakılmasını bekliyordu.
Savcıya durumunu sorduğunda ise anlatılanlara göre şu cevabı aldı:
“Önemli bir şey yok. Ben seni mahkemeye sevk edeyim, mahkeme serbest bıraksın.”
Avukatının da bu konuşmaya tanık olduğu belirtiliyor.
Kozinoğlu bu sözlere şaşırsa da tepkisini belli etmedi.
Mahkemeye çıkmayı beklediği sırada bir kişi yanına yaklaştı.
Sessizce:
“Kaşif Bey siz misiniz?”
diye sordu.
Kozinoğlu:
“Evet, benim.”
cevabını verdi.
Adam bu kez kulağına eğilerek:
“Seni tutuklayacaklar. Dik dur.”
dedi ve uzaklaştı.
Bir süre sonra Kozinoğlu hâkim karşısına çıktı.
Tutuklama kararı açıklandı.
Anlatılanlara göre hâkim kararı söyler söylemez hızla salondan ayrıldı. Kozinoğlu bir şeyler söylemeye çalıştı ancak sesini hâkime duyuramadı.
Kaşif Kozinoğlu geçmişte çok sayıda emniyet mensubuna eğitim vermişti.
Adliyede bulunan bazı polislerin de onu tanıdığı, kendisine saygılı davrandığı ve Metris Cezaevi’ne kadar refakat ettiği aktarılır.
Metris Cezaevi’ndeki ilk gecesinde ise doğrudan koğuşa gönderilmediği, cezaevi personelinin kullandığı özel bir bölümde tutulduğu ifade edilir.
Böylece Kaşif Kozinoğlu, Afganistan’dan kendi isteğiyle Türkiye’ye dönüp ifade vermeye geldiği bir sürecin sonunda kendisini cezaevinde buldu.
En çok üzerinde durduğu soru ise yıllar sonra bile aynıydı:
“Kaçma imkânım varken ülkeme kendim döndüm. O hâlde nasıl ‘kaçma şüphesi’ olabilir?”
Altay Altay

