Öntürklerin İlk Devlet Kurumu, Azerbaycan Devleti Erata-Aratta, M.Ö. IV. Binyıl

23-09-2026, 09:14           
Öntürklerin İlk Devlet Kurumu, Azerbaycan Devleti Erata-Aratta, M.Ö. IV. Binyıl
​Erata (Er Ata)-Aratta – Azerbaycan topraklarında en azından M. Ö. 6. binyılda ortaya çıkmış Ön Türklerin ilk devlet kurumudur. Aratta devletinin etnik yapısı esas olarak Azerbaycan Türklerinden oluşmuştur. Bölgesi Kuzey ve Güney Azerbaycan'ın tarihi topraklarını kapsamıştır. Baştan bir kez daha belirteyim ki, çoğunlukla Avrupalıların diktesi altında yazılmış dünya tarihi eserlerinde eski dönemler çok küçültülmüş rakamlarla gösterilmektedir. Bu yüzden benim gibi tarihi eski gösterenlerin yazıları abartılı olarak algılanmaktadır. 12 bin yıldan fazla yaşı olan Ön Türk anıtı Göbeklitepe ve diğer en eski anıtlar, tarih kitaplarında yazılan eski dönem tarihleriyle bağdaşmamaktadır. Gerçekten de Azerbaycan, Anadolu ve Mezopotamya'da en eski Ön Türk kültürleri mevcutken, onların büyük bir kısmı henüz mağaralarda, ormanlarda, ovalarda ve çöllerde vahşi bir yaşam sürmekteydi.
​ErAta devleti en eski AğÜz (Oğuz) ve ErÜz (Aras) topraklarında kurulmuştur. 10 bin yıl önce bu topraklarda Azer Boy Birliği kurulmuştur. M.Ö. VI. binyılda Olam-Elam Boy Birliği mevcutken burada da büyük ihtimalle bir boy birliği bulunmaktaydı. ErAta devletinin sınırları kuzeyden Odərbənd (Derbent), doğudan Azer (Hazar) denizi, güneyden HəmOdvan (Ekbatana - Hamedan) ve batıdan ise Dicle nehrine kadar olan toprakları kapsamaktaydı. ErAta devletinin başkenti günümüzdeki Kerkük, eski adıyla ErAta (Arappa) şehriydi.
​Şunu da belirtmek gerekir ki, Erata adlı Azerbaycan devletinin tarihi Sümer metinlerinde geçen dönemle ilişkilendirilir. Büyük ihtimalle Erata devleti, Sümerlerin onlar hakkındaki kayıtlarından daha önce de mevcuttu. Eğer Sümerlerin Mezopotamya'ya gelişini (aslında bu büyük ihtimalle bir dönüştür) M.Ö. IV. binyılın başı olarak kabul ediyorsak, Erata-Aratta devletinin kuruluşunu da en azından 6. binyılın başı olarak tarihlendirmeliyiz.
​Aratta – Eski Mezopotamya ve Elam kaynaklarında adı geçen ve muhtemelen Kafkasya, İran (Güney Azerbaycan) veya günümüz Azerbaycan topraklarında yer almış eski bir şehir veya bölgedir. Aratta ilk kez Sümer edebiyatında, özellikle "Enmerkar ve Aratta Efendisi" adlı destansı şiirde anılır. (Vikipedi)
​Aratta devleti hakkında ilk bilgiler Yusif Yusifov'un "Eski Doğu Tarihi" adlı eserinde verilmiştir: “Eşitsiz tarihsel gelişim sonucunda Sümer, Elam ve Aratta M.Ö. IV–III. binyılda zaten birer devlet olarak mevcutken, Eski Doğu'nun diğer bölgelerinde devletlerin ortaya çıkması M.Ö. II. ve bazen I. binyıla denk gelir. Yahut bu ülkelerde kölelik ilişkileri erken gelişmişken Yunanistan, Roma, Akdeniz kıyıları, Küçük Asya, Ön Kafkasya ve güneyindeki ülkelerde kölelik nispeten geç oluşmuştur. Kültürün çeşitli alanlarında da eşitsiz bir gelişim göze çarpmaktadır.” “Urmiye gölü havzasında, özellikle batı topraklarında sınıflı toplumun oluşma süreci M.Ö. IV. binyılın sonu ile III. binyılın başında başlamıştır.”
​“Yazılı kaynaklarda Mezopotamya'nın Aratta (Urmiye gölü havzası) ile ticari ve kültürel ilişkilerini gösteren belgelere rastlanır. Aratta'nın ise Güney Azerbaycan bölgesinde kurulmuş bir Türk devleti olduğuna dair güçlü deliller vardır (Yusifov Y. Eski Doğu Tarihi, 1993, s.333; Azerbaycan Tarihi, 1994, s.61-67). Y. Yusifov'un verdiği bilgiye göre, bazen Aratta adı “su ülkesi” olarak adlandırılıyordu; bu da burada yerleşen eski Türk boylarından olan Subir veya Subar boy adlarıyla açıklanmaktadır. Muhtemelen Aratta, Lullubi ve Su (Sub/Subir) Urmiye gölü havzasındaki aynı ülkenin farklı adları olmuştur. Onların hakim olduğu arazi güney yönünde Diyala nehrinin (Mezopotamya) orta akışına kadar ulaşıyordu (Yusifov Y. Eski Doğu Tarihi, 1993, s.333). Sümer metinlerinin mütercimi S. N. Kramer de Aratta'yı Urmiye gölü ve Hazar denizi bölgesinde konumlandırır (Kramer S.N., 1957, s.72-73). Bunun için de Enmerkar'ın Aratta'ya yöneldiği ve Mezopotamya'nın batısında yer alan Hurriler ülkesine ait Hurrum dağının adının geçmesini ve II. Sargon'un yazıtlarında Aratta memleketindeki gölün adının anılmasını esas almıştır. Aynı zamanda Sümerlerin eski zamanlarda Aratta memleketi ile komşu olduklarını ve Mezopotamya'da M.Ö. IV. binyılda bulunmalarını mümkün görmektedir (Yusifov Y., Çivi Yazılı Kaynaklarda... s.97).”
​Bu kitapta bilgiler Sümer destanları esas alınarak verilmektedir ve Aratta tarihine dair veriler yarı efsanevi bir nitelik taşır. Burada Aratta devletinin kuruluş tarihi ve sonraki dönemleri somut tarihlerle yansıtılmamaktadır; yalnızca bu tarihler gösterilmektedir. ErAta-Aratta devleti neredeyse tam olarak araştırılmamış ve gerçek dönemlerini yansıtan tarihi yazılmamıştır. Dünya edebiyatının bir parçası olan Türk halklarının, bu bağlamda Azerbaycan Türklerinin edebiyatında da Sümer izleri kendini göstermektedir. Genel olarak Azerbaycan Türklerinin kültürünün kökleri ve ilk kaynakları tahmin ettiğimizden çok daha zengindir ve onları tarihin daha derin katmanlarında aramak gerekir. Bunun için elimizdeki Sümer edebi örnekleri bizim için büyük bir hazinedir.
​Yine Prof. Dr. Firudin Ağasıoğlu'nun "Dokuz Bitik" tarihi-bilimsel eserlerine başvurarak ErAta hakkında hangi bilgilerin olduğuna bakalım:
​“Boy yapısıyla oluşan el (devlet), tabii ki bölge beyliği şeklinde olup budun yapısıyla oluşan daha büyük elden farklıydı. Budun yapılı devlet eski çağlardan beri el olarak adlandırılmış ve bu terim kullanıldığı bağlama göre beylik, hanlık, kağanlık gibi devlet ve imparatorluk kapsamlı anlamlar taşımıştır. O dönemde hiçbir halk devlet kurmamıştı ve tarımla uğraşmıyorlardı. 6000 yıl önce Aratta = Erata devleti Güney Azerbaycan'da kurulmuştur. Aratta devletine yakın olan Mezopotamya'ya 5 bin yıl önce ilk kez Sümerler gelmişlerdir. Aratta devleti hakkındaki ilk yazılı kaynak Sümer devletine aittir.
​Derbent, Borçalı, Van, Musul, Bağdat, Kaşan, Horasan ve Aşkabat boyunca uzanan sınırlar içinde oluşmuş bütüncül Eneolitik kültürün yerel varyantları arasında bağlantılar vardı. Bu nedenle Urmiye çevresine sızan erken çiftçilerin Mezopotamya'nın kuzey bölgelerinden gelmiş olma ihtimali yüksektir. Güney ve Kuzey Azerbaycan'a Ubeyd kültürünün etkisi M.Ö. IV. binyılın ortalarına doğru artmıştır. Bin yıl sonra Urmiye havzasında ortaya çıkan Aratta, Lulu, Gut ve Turuk elleri buradaki ön-Türklerin ilk siyasi kurumlarıydı. Bu yüzden Türk tarihi Urmiye'den başlar ve bu görüş Urmiye Teorisi olarak adlandırılır.
​Eğer Subar Eli ilk Türk boy adı olarak tarihe geçen Subar boyları açısından dikkat çekiyorsa, Güney Azerbaycan'da kurulmuş Aratta Eli de tarihte bilinen ilk Türk devleti olarak önem taşımaktadır. Sümer dilindeki kaynaklarda adı geçen bu devletin siyasi ve ekonomik durumunu, etnik yapısını ve coğrafyasını araştıran, bu konuyu Azerbaycan tarih bilimine ilk kez kazandıran Elam bilimci Prof. Yusif Yusifov haklı olarak Aratta'yı ilk Azerbaycan-Türk devleti olarak değerlendirmiştir.
​Aratta'nın arazisi Urmiye gölünün güney ve güneydoğu bölgelerini kapsıyordu. Diyala nehrinin yukarı akışı ve modern Zencan-Kazvin bölgesi Aratta'nın alt sınırını oluşturuyordu. Aratta devleti, Mezopotamya şehir devletleriyle ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkilere girmişti.
​Aratta'ya ait belgelerin önemi, ön-Türk dönemini «Altın Çağ» olarak sunması ve Sümer-Türk ilişkilerinin ilk aşamasına ait bilgileri ortaya koyması, ilk Türk devleti Aratta'nın devlet yapısı, ekonomik durumu, tasarrufu ve coğrafyası hakkında fikir vermesidir. Aratta adı Sümer yazıtlarında M.Ö. III. binyılın ilk yarısındaki olaylarla, Hint kaynaklarında ise bu ad iki binyıl sonraki olaylarla bağlantılı olarak anılmaktadır. Bu durum, bazı Subar ve Toçar (Tohar) boyları gibi Arattalı boyların da Y. Yusifov'un vurguladığı gibi Azerbaycan'dan doğuya göç ettiğini göstermektedir.”
​“Azerbaycan devletçiliğinin Aratta aşaması: Azerbaycan devleti de bu evrensel ilkelere, ön koşullara; özellikle toprak ve dil birliğine, ortak dini-ideolojik görüşlere, ekonomik ilişkilerin olgunluğuna, askeri güçlerin varlığına ve öz savunma imkanlarına uygun olarak meydana geldi. Azerbaycan'da devletin oluşum süreci M.Ö. IV. binyılın sonu – III. binyılın başlarında tamamlandı. Aratta ile erken Azerbaycan devletçiliğinin ilk siyasi aşamasına ve Azerbaycan halkının beş bin yıllık kesintisiz devletçilik tarihine başlangıç yapıldı. Bu devletin yerel kaynaklarda nasıl adlandırıldığı bilinmemektedir. Bilinen odur ki, erken Azerbaycan devletçiliği bağlamında değerlendirilir ve Sümer'in yanı sıra bölgenin en eski iki devletinden biri kabul edilir.
​Azerbaycan devletinin (Aratta'nın) kuruluşu hakkındaki temel bilgiler Sümer çivi yazılarında yansıtılmıştır. Azerbaycan halkı ile Mezopotamya arasındaki ilişkiler M.Ö. VII–V. binyıllardan itibaren başlamıştır. Azerbaycan'ın Göytepe (Urmiye gölü havzası), I. Kültəpə (Nahçıvan), Leylatəpə (Ağdam) ve Irak'ın Ubeyd yerleşim yerlerinden elde edilen arkeolojik materyaller bunu doğrulamaktadır (Azerbaycan Tarihi, 1998, s. 116).
​Sümerler için Aratta, Lullubi, Kuti ve Kas boyları dost; Akkad-Sami boyları ise rakip sayılıyordu (Istoriya Drevnego Vostoka, 1983). Bu çekişme sonraları Asurlar ve Babillilerle de devam etmiştir.
​Üçüncü destan olan Lugalbanda ve Enmerkar eserinde Uruk hükümdarı Akkaddan korunmak/savaşmak için yardım almak amacıyla Lugalbanda'yı Aratta'ya gönderir (Kazımov, 2003, s. 82). Bu faktör iki devlet arasında mevcut olan müttefiklik ilişkilerini göstermektedir.
​Samuel Noah Kramer bu tartışmalara açıklık getirerek Aratta'nın Urmiye gölü yakınlarında, gölün doğusunda yer aldığını göstermiştir (Kramer, 2002). Bu esasla Aratta'nın Urmiye gölünün güney ve güneydoğu kısmını kapladığı, Sümer şehir devletleriyle ekonomik, siyasi ve kültürel ilişkiler sürdürdüğü belirtilmektedir (Kramer, 1963).” (Tarihçi Akademisyen Akif Nağı, "Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi")
​“Sümer kaynaklarından elde edilen bilgilerin analizi, Aratta toponiminin Güney Azerbaycan'da Urmiye gölünün güney ve güneydoğu bölgelerine verilen ad olduğunu doğrulamaktadır. Destanda Aratta ülkesinin Güney Azerbaycan toprakları olduğunu belirleyen bilgiler mevcuttur. Sümer destanlarından anlaşıldığı üzere Aratta dağlık bir ülkeydi ve burada değerli lacivert taşı (lapis lazuli) çıkarılıyordu. Bu taş Sümer'e Aratta'dan getiriliyor, Arattalı ustalar Sümer'e çağrılıyor ve Arattalılar Sümer ile mal mübadelesi yapıyordu. Bu bilgiler Aratta'nın Sümer ile komşu bir bölge olduğunu göstermektedir. Aratta ülkesinin Güney Azerbaycan toprakları olduğu Sümer destanındaki "Karadağ'ı geçtikten sonra beş, altı, yedi dağı aştı ve Aratta ülkesine girdi" ifadesinden de anlaşılabilmektedir. Kaynakta adı geçen Karadağ toponimi, Irak'tan İran'a geçişi sağlayan ve günümüz Süleymaniye bölgesinde yer alan Karadağ ile özdeşleşmektedir. Süleymaniye'den ise yol Azerbaycan'ın güney topraklarına çıkıyordu.” (Tarihçi Akademisyen Məhəbbət Paşayeva, "Azerbaycan Tarihi")
​“Lullubi Devleti: M.Ö. III. binyılın ikinci yarısında Mezopotamya Sümer şehir devletleri çöktü. Mezopotamya, Akkad Devleti'nin hakimiyeti (M.Ö. XXIV - XXII. yüzyıllar) altında birleştirildi. Bu dönemde Aratta bir devlet olarak artık siyaset sahnesinden çekilmişti. Urmiye gölünün güneyinde, eski Aratta devletinin batı topraklarında Lullubi boylarının ittifakı kuruldu. Lullubi boy ittifakına muhtemelen nispeten sonraki dönemde siyaset sahnesine çıkan Su ve Turukki boyları dahildi. M.Ö. XXIII. yüzyılda Urmiye gölünün güneyinde Lullubi boyları devleti kuruldu. Lullubum (Lullubi) devleti, Güney Azerbaycan topraklarında kurulmuş ikinci erken devlet yapısıydı.” (Akademisyen Ziya Bünyadov, "Azerbaycan Tarihi")
​Başlıkta belirtilen dönem, yani 6 bin yıl öncesi ve ErAta devletinin haritası bana aittir. Bunların sorumluluğunu taşıyarak bilgileri sizinle paylaşıyorum!
​Kullanılan Kaynaklar:
​Prof. Dr. Yusif Yusifov – "Qədim Şərqin tarixi" (Eski Doğu Tarihi)
​Prof. Dr. Firudin Ağasıoğlu – "Doqquz Bitik" (Dokuz Bitik)
​Tarihçi Akademisyen Akif Nağı – "Azərbaycan tarixi" (Azerbaycan Tarihi), "Akademik Tarih ve Düşünce Dergisi"
​Tarihçi Akademisyen Məhəbbət Paşayeva – "Azərbaycan tarixi" (Azerbaycan Tarihi)
​Akademisyen Ziya Bünyadov – "Azərbaycan tarixi" (Azerbaycan Tarihi)
​Ansiklopedi ve Vikipedi
Təvəkgül Nəbioğlu















Teref.az © 2015
TEREF - XOCANIN BLOQU günün siyasi və sosial hadisələrinə münasibət bildirən bir şəxsi BLOQDUR. Heç bir MEDİA statusuna və jurnalist hüquqlarına iddialı olmayan ictimai fəal olaraq hadisələrə şəxsi münasibətimizi bildirərərkən, sosial media məlumatlarındanda istifadə edirik! Nurəddin Xoca
Məlumat internet səhifələrində istifadə edildikdə müvafiq keçidin qoyulması mütləqdir.
E-mail: [email protected]