HUNLARIN 4. YÜZYILDAKİ YAŞAM ŞEKLİ
5-10-2026, 17:04

Ammianus Marcellinus'un anlatımına göre Hunlar '' dördüncü yüzyılda Meotian göçlerinin ardından, donmuş okyanusun yakınlarında doğdular.
Bebekliklerinden itibaren; erkeklerin yanakları çelikle yarılır, böylece yara izleri nedeniyle sakal çıkması engellenirdi. (Fakat başka tarihçilere göre bu imkansız bir durumdur. Sadece yas sebebi ile büyük erkeklerin yaptığı bir uygulama olmalıdır. Hatta önemli bir bir ölüm zamanına denk gelen yabancı temsilcilerden ;yas sebebi ile yüzlerini yaralamalarını talep etiklerine dair kayıtların varlığı; bu tezi sağlamlaştırmaktadır.)
Tüm ırkın sağlam ve sıkı uzuvları vardı. Kalın boyunları ve şaşılacak kadar büyük gövdeleri vardı. Ne ateşe, ne çeşnili azığa ihtiyaç duyarlardı. Yabani bitkilerin kökleriyle, herhangi bir büyükbaş hayvanın etini; atlarının altlarında ısıtarak yarı çiğ yerlerdi.
Mezar gözüyle gördükleri herhangi bir binada yaşayamaz , acil bir gereksinim dışında bir çatının alına girmez ve kendilerini orada güvende hissetmezlerdi.
Ketenden ve ağaç farelerinin derilerinden yaptıkları örtülerle giyinir,giydikleri şey parçalanana kadar üslerini değiştirmezlerdi.
Kavisli kürk başlıklarla kafalarını örter, kıllı bacaklarını keçi derisiyle korurlardı. Ayakkabıları çok kötüydü ve yürümelerini zorlaştırırdı. Bu da onların kötü piyadeler olmasına sebep olmuştur.
Yapmak zorunda oldukları her şeyi at sırtında yaparlardı: Alış-veriş, yeme-içme, uyuma vb. Meclis toplantıları dahi at üstünde yapılırdı.
Savaşa; kama şeklini alarak ve korkutucu naralar atarak girişirlerdi. Hareketleri son derece hafif ve aniydi.
Mesafe olduğunda; keskin kemiklerle ustaca sivriltilmiş ve güdümlü silahlarla savaşırlardı.
Düşmanlarına ata binmek ve direnme gücü vermemek için ; onları kementle bağlarlardı.
Hiçbiri toprağı işlemez ya da herhangi bir tarım aletine el sürmezdi.
Aileleriyle beraber ; hareketli arabalarda yaşarlardı.
Kaynak: William Herbert - Attila
Bilhan Akkaya

