“VER ADINI, BİTSİN, GİTSİN!” DEDİLER… O, ADINI VERMEDİ!
10-09-2026, 15:04

Hüsniye Emin Atasoy…
Herkesin bildiği adıyla Hüsniye Ana.
1984…
Bulgaristan’da Türklere yönelik zorla isim değiştirme politikası başlatıldı. Türklerin yıllardır taşıdığı isimleri ellerinden alınacak, yerine Bulgar isimleri verilecekti.
İnsanlara baskı yapılıyor, önlerine isim değiştirme dilekçeleri konuluyordu.
“Ver adını, bitsin, gitsin!” deniliyordu.
Ama Hüsniye Ana, o kâğıda imza atmadı.
Adını vermedi.
Baskılara, tehditlere ve zorlamalara rağmen Türk kimliğinin bir parçası olarak gördüğü isminden vazgeçmedi.
Onun için mesele yalnızca bir isim değildi.
Mesele kimlikti.
Mesele onurdu.
Mesele “Ben Türküm” diyebilmekti.
Hüsniye Ana’nın bu direnişi, Bulgaristan Türklerinin yaşadığı o karanlık dönemde onurlu bir başkaldırının sembollerinden biri hâline geldi.
Direnişinin bedeli ise ağır oldu.
Adını vermeyen ve direnen Hüsniye Ana, sınır dışı edilenler arasında yer aldı.
Doğup büyüdüğü topraklardan koparılarak Türkiye’ye gönderildi.
Yeni hayatı Bursa’da başladı.
Geride ise bir ev, bir hayat ve doğduğu topraklar kaldı.
Ama yanında taşıdığı bir şey vardı:
Adı.
Çünkü o gün adını vermemek, aslında
kimliğinden vazgeçmemekti.
Hüsniye Emin Atasoy, yani Hüsniye Ana…
Bulgaristan Türklerinin yakın tarihinde,
“Adımı vermem!” diyerek direnen Türk kadınının simgelerinden biri olarak hatırlanıyor.
Bazı insanlar tarihe kitaplarla geçer.
Bazıları ise…
Bir imza atmayarak.
Sümer Babil Mezapotamya Tarihi Ve Kültür

