YUNUS EMRE VE TÜRKÇENİN ASİL DİRENİŞİ VİDEO
Bu gün, 15:04

Dil, bir milletin varlık gerekçesi, bağımsızlık nişanesi ve millî şuurunun en sarsılmaz kalesidir. Türk milletinin Anadolu topraklarında kök salıp kalıcı bir vatan kurmasında, Türkçe sadece bir anlaşma vasıtası olmamış; millî kimliğin muhafazasını sağlayan en büyük kalkan olmuştur. Bu şanlı direnişin ve dil devriminin öncüsü ise şüphesiz Türkmen kocası Yunus Emre’dir.
"Hangi dili bilsek de biz dillerden Türkçe'yi biliriz. Onu çocuk da bilir." vecizesi, Türk dilinin yabancı dillerin boyunduruğuna girmeyi reddeden asil, duru ve millî karakterini en yalın şekilde ortaya koymaktadır.
Yunus Emre’nin yaşadığı dönemde Anadolu, Selçuklu saraylarında Farsçanın, medreselerde ise Arapçanın istilası altındaydı. Aydınların ve idarecilerin kendi öz dillerine sırt döndüğü bu karanlık çağda Yunus Emre, Karaman oğlu Mehmet Bey’in "Bu günden sonra divanda, dergâhta, bargâhta, mecliste ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır" fermanıyla yaktığı millî ateşin edebi bayraktarı olmuştur. O, Arap ve Fars kültürünün baskısına karşı, Türkmen boylarının saf ve arı Türkçesiyle haykırmıştır. Bu kutlu duruşun felsefi kökleri, bir diğer Türk dervişi Kaygusuz Abdal’ın "Biz dillerden Türk dilin bilürüz / Gün doğıcak irte oldı deproz" dizelerinde de fışkırmaktadır. Bu sözler, Türkçenin yapay kurallara ihtiyaç duymayan, fıtri, gök tanrı inancından beri süre gelen duruluğunu ve çocuk saflığındaki netliğini ilan eder.
Yunus Emre, halkın bağrından kopardığı Türkçe kelimelerle felsefi ve tasavvufi düşünceleri işleyerek, Türkçenin her türlü yabancı dilden daha üstün ve zengin bir edebiyat dili olduğunu tüm dünyaya kanıtlamıştır.
Yunus Emre, Türk dilini saray yapaylığından ve medrese yozlaşmasından kurtararak millete geri veren bir dil milliyetçisidir. Onun asırlar önce vurduğu Türk mührü, bugün hâlâ dilimizin her hücresinde canlılığını korumaktadır.
Günümüzde de Türk gençliğine düşen en büyük vazife; yabancı kelimelerin istilasına karşı Yunus Emre’nin, Karamanoğlu Mehmet Bey’in ve Ulu Önder Atatürk'ün izinden giderek Türkçeyi korumak ve yaşatmaktır. Çünkü iyi bilinmelidir ki, Türk dili korunduğu müddetçe Türk milleti de yeryüzünde ebediyen var olacaktır.
Kaynaklar
Banarlı, N. S. (1971). Resimli Türk Edebiyatı Tarihi. İstanbul: Millî Eğitim Bakanlığı Yayınları.
Köprülü, M. F. (1919). Türk Edebiyatında İlk Mutasavvıflar. Ankara: Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları.
Karamanoğlu Mehmet Bey (1277). Dil Fermanı Tarihi Kayıtları ve Belgeleri
Akkoyunlu Türk Budunu

