DÜNYA REKORLARI KIRIYORDU. AMA KENDİ ADINI KULLANAMIYORDU.
Bu gün, 17:14

Naim Süleymanoğlu, Bulgaristan’ın yetiştirdiği en büyük sporculardan biriydi. Daha genç yaşta rekorlar kırıyor, madalyalar kazanıyordu.
Fakat kazandığı başarılar, onu ülkesindeki Türklere uygulanan baskıdan korumadı.
Jivkov yönetiminin zorla isim değiştirme kampanyasında onun adı da değiştirildi: Artık resmî kayıtlarda “Naum Şalamanov”du.
Dünyanın alkışladığı genç sporcu, kendi kimliğiyle yaşayamıyordu.
1986’da Avustralya’nın Melbourne kentindeki Dünya Kupası sırasında Bulgar kafilesinden ayrıldı. Türk temsilciliğine sığındı. Turgut Özal’ın da devreye girmesiyle Türkiye’ye getirildi.
Bu karar, henüz 19 yaşındaki bir gencin ailesini ve doğduğu toprakları geride bırakması demekti.
Türkiye’ye geldiğinde yeniden kendi adıyla yarışmaya başladı. Onun hikâyesi, Bulgaristan Türklerinin yaşadığı baskının dünyada duyulmasına da yardımcı oldu.
Naim’in kaldırdığı ağırlıkları herkes gördü. O ağırlıkların ardındaki kimlik mücadelesini ise hâlâ çok az kişi biliyor.
Sizce Naim’in hayatı anlatılırken madalyaları kadar bu mücadelesi de yeterince hatırlatılıyor mu?

